Allah'ın selamı rahmeti, dünyanın emniyeti islam'ın  beli ve omurgası 'maneviyatın' merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni duruş/direniş cephesi ile masum ve mazlumların üzerine olsun. E-mail. haci.bayazit@chello.at

 

Hacı Bayazıt                                                                 Gz: 20 Cg 19/01 p

Gschwandnergasse 45/4                                            

1170 Wien

                                                                                     Wien, 25.01.2016

An das

Landesgericht für ZRS Wien                                       

Schmerlingplatz 11

1011 Wien

 

Konu: Tarih 03.03.2014 vermiş olduğum An den OGH Wien antraga cevaben, Landesgericht für ZRS Wien “Ihr Abänderungsantrag vom 03.03.2014 wurde am 06.03.2014 zur allfälligen weiteren Veranlassung an Ihren Sachwalter gesendet.”, aradan geçen zaman’da Sachwalter önceden olduğu gibi hak ve hukukumu oyaladı/engelledi.

 

Wien’de görülmekte olan bu dava Allah’ın insanlara rahmeti’dir.

6 Ob 133/04h Oberster Gerichtshof, Wien 24. Juni 2004 kararından sonra Hakim Hans Sperl ile görüştüm. Bana biz oğlan/şeytanın süleymancılar’dan geldiğini sanıyorduk; dedi, ben evet süleymancılar şeytanın sağ ayağı ama ırkcılığı temsil eden M.Cemil Şahin şeytanın fitne elidir ve vekaleti M.Cemil Şahin istismar edip haklarımı üzerine geçirmiş, dedim.

 

Hakim Hans Sperl Antragın üzerine “Kalage ist Unhaitlich Unrichtig” yazdı..,

yani,

soysuzlar, ilk üç halife (Ebubekir, Ömer ve Osman) devrinin üstünü karaltıp, din’in bir kısmını görmezden gelerek müslümanın (inasanların) Ehl’i Beyt üzerinden imtihanını gizleyip,

rahmet Peygamberinin soyuna zulmederek sünnü diye bir din geliştirmişler, Sachwalteri’de yandaş yapıp Mahkemeye Kumpas kurmuşlar; demek istedi.

Hak ve hukukumu Wien 27. Oktober 2015 tarihine kadar engelleyen Sachwalterin kaldırılması ile Tarih 03.03.2014 vermiş olduğum abänderunsantragi yeniliyorum.

 

ABÄNDERUNGSANTRAG

An den OGH Wien

 

İlk düzenleme.

Bezirksgeriht Hernals vom, 12.03.2002, wurde Rechtsanwalt Dr. Wolfgag Blaschitz zum Sachwalter für den Betroffenen gemäß § 273 ABGB mit dem Wirkungsbereich “Vertretung des Betroffenen gegenüber Gerichten, insbesondere hinsichtlich von ihm eingebrachter Klagen” olarak atadı. 

 

İlk düzenleme ile ilintili karar.

19 E 7133/01 k-2 (VB)  Bezirksgericht Leopoldstadt, Datum, 8. Mai 2001 kararı ile başlatılmış M.Cemil Şahin üzerine Euro 50.870.99 haciz işlemini; 20 CG 19 /01 p - 38 (KL) Landesgericht für ZRS Wien Datum, 6. Oktober 2003 durdurdu.   

 

Şahsi itirazlarım sonucu devam eden sürede,

 

6 Ob 133/04h Oberster Gerichtshof, Wien 24. Juni 2004

Mit Beshluss vom 21.3.2003 (ON 31) hat das Erstgericht die vom Kläer verfasste Berufung gegen das klageabweisende Urteil des Erstgerichts vom 8.11.2002 zurückgewiesen, weil sie trotz des Verbesserungsversuches vom Sachwalter des Beklagten nicht unterfertig wurde. Das Rekursgericht wies den dagegen erhobenen Rekurs des Beklagten mit Beschluss vom 10.6.2003 (ON 35) zurück und sprach aus. dass der ordentliche Revisionsrekurs nicht zulässig sei. Der Sachwalter habe  klagergestellt, dass er keine Berufung gegen das Urteil erheben werde. Der Kläger gehe trotz Belehrung davon aus, es bedürfe keiner Genehmigung seiner Prozesshandlungen durch den Sachwalter, weshalb sich ein weiteres Verbesserungsfahren erübrige.

         Gegen diesen Beschluss erhob der Kläer abermals erkennbar ein Rechtsmittel (außerordentliches Revisionsrekurs).

 

Sachwalter, OGH'nin bu kararından (süleymancıları şikayetimi görmesinden) sonra, değiştirme antragını benim yazmamı, söğledi... ama Bezirksgericht devam eden sürede ilk düzenlemesini değiştirmedi.

  

İşleyen süreç;

Alemdeki herşey ‘din ahlak maneviyat dairesinde’, iki kural bağlamında;

Vahy’in/ışığın öne aklın/gölgenin arkaya alınması kalbin maneviyat ve adalete meyletmesi insanların din‘e uyması ile Rahmani Hal hz Ali efendimiz meşrebin‘de Peygamberinin izine düşüp Allah’ın hesabına yatkın hazırlanması ile gercekleşir.

 

Veya

aklın/gölgenin öne Vahy’in/ışığın arkaya alınması kalbin siyaset ve menfate meyletmesi din’in insanlara uydurulması  ile şeytani Hal muaviye meşrebin‘de insanların şeytanın hesabına yatkın hazırlanıp izine düşmesi ile gerçekleşir… ancak insanların şeytanın izine düşmesi sonucu Allah ile arasındaki bağ kopar; böylece şeytanı ilah edinenler, “Allah’ın hesabı/adaleti gereği” dünyada ve ahiretde kaybedenlerden olur.

 

Bu iki kural asla bir araya gelmez; ve sonuçların gelişmesi sadece zaman ile ilgilidir ama Allah’ın vadi/adaleti gereği asla değişmez... açıkcası, belki ibret alırlar diye Allah (cc) bazı olaylar üzerinden alemi imtihana çeker muaviyenin/şeytanın takipcilerini bertaraf eder.

 

İlk düzenlemenin değişmesi.

12 senelik mücadelemin ardından, Bezirksgeriht Hernals Wien, 28.Jänner 2014, wurde Rechtsanwalt Dr. Wolfgag Blaschitz zum Sachwalter für den Betroffenen gemäß § 273 ABGB mit dem Wirkungsbereich “Vertretung des Betroffenen gegenüber Gerichten, insbesondere hinsichtlich von ihm eingebrachter Klagen” kararını kaldırdı. 

 

İlk düzenleme ile durdurulmuş olan haciz işleminin durdurma kararının kaldırılımasına gerekçe.

 

Sachwalter değişen iki Avukat arasında Mahkemeye verdiğim delilleri gölgeleyip M.Cemil Sahin‘in telkinleri ile 20 Cg 19/01p anklagenin arkasını açık bıraktı… yani, düzenlenen ilk anklageden,

M.Cemil Şahin'in tarih, 27.01.1995 soruşturma süresinde tutuklu olduğum Landesgericht Eisenstadt'a  habersiz getirdiği Noter ile tercüman olmadan Benden aldığı Vekaleti  “suistimal ve nitelikli dolandırıcılık”  ile kullanıp %10 hissemi üzerine geçirmesini  Anklageden çıkartıp, Anklagenin arkasını açtı... Bu nedenden dolayı M.Cemil Şahin  € 50.870.99 (PM 700 000, -) ilave % 10 hisse bedelini (€ 7259) Sachwalterin dolaylı engellemesi ile ödemedi.

                       

ANTRAG

Hak belki bir süre farkedilmez üzeri perdelenebilir ama asla kaybolmaz kuralına dayanarak; Ailevi ve Şahsi Hak ve Hukukumun iadesi için, “20 CG 19 /01 p - 38 (KL) Landesgericht für ZRS Wien Datum, 6. Oktober 2003 haciz işlemini durdurma karaının kaldırılması”, 19 E 7133/01 k-2 (VB)  Bezirksgericht Leopoldstadt, Datum, 8. Mai 2001 kararı ile başlatılmış M.Cemil Şahin üzerine Euro 50.870.99 haciz işlemini üzerine % 10 hisse bedeli (€ 7259)  ile yıllık enflasyon farkı ilave edilerek devam etmesini An das OGH Wien arz ve talep ederim.

 

                            Haci Bayazit

 -

Haci BAYAZIT

Doğum tarih 20.03.1957

Gschwandnergasse 45/4

1170 Wien                                                             Wien, am 13.05.2013

 

An die

Landesgericht Eisenstadt

7000 Eisenstadt, Wiener Straße 9 

 

Konu: Temyiz için 7 Hv 6/95, Vr   1120/94

 

Temyiz eden taraf:   Haci Bayazit, 20.03.1957

                                Gschwandnergasse 45/4 1170 Wien

 

Konu: İadei itibar için düzeltme!

          Dr. Wolfgang Blaschitz‘in tarih 19.04.2012 Verfassungsgerichof‘a benim için vermiş olduğu gözlem; 15 seneden beri “§§ 12

          Abs. 1SGG u.a.” yatmış olduğu uyuşturucu dava ile ilgili ağzından bir kelime çıkmadı: Bilinçaltım’da insanların zararına 

          olacak yaptığım veya yapacağım hiçbirşey olmaz; eğer olsa idi mutlaka birşekilde çıkardı.

 

                Temyize giden gerekçe

İnsanların yaptıkları hayır yada şer peşlerini bırakmaz mutlaka birşekilde karşılarına çıkar; aksi takdirde insan ve toplum hayatının direnci çöker.

 

                        Temyiz edilecek karar

Tarih 22.09.1995 Landesgericht Eisenstadt da, tarih 24.11.1994 Nickelsdorf da, diğer 4 kişi ile buluşup gümrükden uyuşturucu geçirdim şüphesiyle bana 4 sene hapis ilave iki kısımdan 10 ay da gümrük için ceza verildi.

 

                        Temyiz delili

Dosya da ismi geçen 4 kişi Nickelsdorf da tarih 24.11.1994 tutuklanmış. Narkotik Polisi tutukladığı kişiler den 4 gün sonra; tarih 28.11.1994 gözaltına almış beni.

Ben bu kişileri tanımam ve ilgim olmamıştır; ben hiç bir şey bilmiyordum evim de Çocuklarım ile beraberdim! bu delil ile ceza almama dayanak oluşturan  nedene itirazımı Büyük Sazburg Gümrüğü kabul etti 4 seneye ilave 6 aylık hapis cezasını kaldırdı. Belge. “Tarih. 22 Austos 1997 ZH:Hv 6/95 Urteil des Landesgericht Eisenstadt V . 22.9.95 …” Bundan dolayı, Wien Norkotik Polisinin üzerimden almış olduğu Öş 23150 Landesgericht Eisenstadt iade etti.  

 

                        Temyiz kararı için zemin hazırlayan doğal sebepler

Bir çok defa Landesgericht Eisenstadt’a dosyanın temyiz edilmesi için dilekçe verdim; herhalde Landesgericht Eisenstadt ceza dosyasının maddi dayanağı kalktığı, fakat manevi ve fikri tarafı aydınlanmadığı için dosyayı temyiz etmedi.

 

İnsanlar hapsaneye ya zulmeder girer veya zulme uğrar girer; böylece zulme uğrayıp hapse girenlerin hapsanede hazırlanması ile zulmedenlerin düzeni yıkılır; işte bu onları takip eden peşlerindeki yaptıklarıdır.

 

Alemdeki herşey ‘din ahlak maneviyat dairesinde’, iki kural bağlamında; Vahy’in/ışığın öne aklın/gölgenin arkaya alınması kalbin maneviyat ve adalete meyletmesi insanların din‘e uyması ile Rahmani Hal hz Ali efendimiz meşrebin‘de Peygamberinin izine düşüp Allah’ın hesabına yatkın hazırlanması ile gercekleşir.

Veya

aklın/gölgenin öne Vahy’in/ışığın arkaya alınması kalbin siyaset ve menfate meyletmesi din’in insanlara uydurulması  ile şeytani Hal muaviye meşrebin‘de insanların şeytanın hesabına yatkın hazırlanıp izine düşmesi ile gerçekleşir… ancak insanların şeytanın izine düşmesi sonucu Allah ile arasındaki bağ kopar; böylece şeytanı ilah edinenler, “Allah’ın hesabı gereği” dünyada ve ahiret'de kaybedenlerden olur.

 

Eisenstadt Landesgerich’de ilk aylar soruşturma süresinde bir mesele için Sosyalamta gitmiştim; odada bekler iken iki sosyal amat görevlisi bayan kendi aralarında benim için “eğer biz olmasak imiş kendinden habersiz gelip geçecekmiş” diye konuştular. Yaşamış olduğum olayları Mahkemeler üzerinden konuşup yazmamış olsa idim; sosyal amt görevlisi bayanların söğlediği gibi,  dış alemin iç bünyesini tahrip eden ‘müslüman maskeli münafık‘ insan düşmanlarından habersiz gelip geçmiş olacaktım.   

(Osman) Mehmet Cemil Şahin 27.01.1995 tarihinde Landesgericht Eisenstadt da fırınla (ortaklarımdan alacağım Öş 700-000) ilgi işlerimi takip edecği vadi ile vekalet aldıkdan sonra; Savcı Kolonovits beni çağırdı... Arkadaşın çok iddalı konuştu seni bunalıma sokup odada asacaklarmış; dedi/uyardı.

 

Allah(cc) tuzak kuranların tuzaklarını tersine çevirir. Austos 1994 ilk aylar Polislere, beni tutuklaması için telefon etmişler. Tutuklamaya gelen Polisler Çocuklarımı görünce, benim kendilerine gelmemi söğleyip gitmişler. Polise gittiğimde, Bacılarım isminde birilerin telefon edip tutuklanmamı istediğini dikkat etmemi, söğlediler. Bu olayı takiben Romanya’da bulunan M.Demirbilek orda bulan yiyenim Kenan ile tanışıp Wien’de bulunan diğer yiyenim Sinan ile  telefonda konuşmuş; M.Demirbilek’den dolayı İtalyanlar ismi konuşma esnasında işyerimin telefonuna takılmış. Bilgim dışında.

 24.11.1994 diğer insanları tutuklayan Polisler 4 gün sonra 28.11.1994 beni tutukluyorlar  “tutuklanma nedeni maddenin olmadığından dolayı” Süleymancı ortaklarım hocaları içeri alıyorlar... yani Agustos 1994 ilk haftalar Polislere Bacılarım ismi ile ihbar eden Süleymancılar, hazırlamış oldukları tuzaklarına (kuyuya) düşüyor. Polisler Süleymancı hocaları içeri alınca; hocalar bu adam içeri girdi ‘uyanacak’ hazırlanacak ama biz engelleyeceğiz; diyorlar. Böylece insanlar/gayri müslümler gözlerini günahdan korumazlar ise dini gelenek haline getiren ve şeytanın sağ ayağı oğlan tarafını teşkil eden süleymancıların, 'önlerinde', fiziken görünmeyen sürücü insi şeytan oldukları açığa çıkıyor.

 

Süleymancılar ile samimi olunmuyor, sanki eşcincel gibi görünüyorlar; yani  toplumu islah edici gibi görünerek  dini menfatlerine uydurdukları, görünmeyen yanları ve yedikleri yasakları ile dış alemin iç bünyesini tahrip ederek toplumda bölgede “devletlerin ikinci dayanağı ordu içerisinde” cinsel (hastalık) bozuklukların hissi sebebini virüs gibi hazırladıkları için Ülkeleri çökertecek Allah’ın gazabını çekecek olaylara zemin hazırlıyorlar; ancak "yaratılışdan doğan haya/utanma duygusu muafaza edilince", onlar/süleymancılar ile şeytan yaklaşamıyor; bundan dolayı yıllardır beklenen bu olayların meydana çıkmasını yazılıp söğlenmesini engellemek için Wien’de bulananların da isteği üzerine 1988 de Türkiye’den özel olarak gelip, ‘evime kadar sokulan’ (Osman)M.Cemil Şahin ile evlenen ‘şeytanslı hale dönmüş cemat mensubu dişi insi şeytan’ Melek gelmiş.  

 

Yıl 1997 ilk aylar 3 de bir ceza affı ile tahliye kararı belirdi; ama ben kabul etmedim... yani suçu kabul etmedim; bunun üzerine Melek kadın telkinler ile oda arkadaşıma ağır spor yaptırdı sol bileğinin ağrımasını sağladı; arkadaşda ağrıyan bileği için babasından hameyli getirtip sol bileğine taktı böylece tuvalet ve diğer hallerde arkadaş muska/ayete eziyet etmiş oldu; arkadaşın ayete eziyeti ile şeytan kadın/melek güçlendi odanın içerisinde eteğini savurup durdu; bir gün öğle namazında çırılçıplak anadan doğma seccademin üzerine uzandı yattı; beni namaz’dan çıkartıp şehevi haller ile dikkat çekip özel olarak hazırlandığını algılatmak için avret mahalini yeni traş edip üç siyah nokta yapmış ikisi aşağıda birisi yukarda. (Osman)M.C.Şahin Karısı şeytanı oluşturacağı korku ve zafiyetler ile, önce manen itikadımı bozup sonra fikren yanımda tutarak fizikende kalbime atabilse idi; direnç hücrelerimi tahrip ederek bunalıma sokup odada asacak idi. Bunun için Savcı Kolonovits uyardı.

 

                        Temyiz dilekçesi

Tarih 22.09.1995 Landesgericht Eisenstadt da, tarih 24.11.1994 Nickelsdorf’ da diğer 4 kişi ile buluşup gümrükden uyuşturucu geçirdim şüphesiyle, bana verilen 4 sene 4 ay cezanın kaldırılıp hak ve hukukumun iadesini talep ediyorum.

 

 Temyiz eden taraf:  Haci Bayazit, 20.03.1957

                                   Gschwandner gasse 45/4

                                   1170 Wien

 

 

Ey Müslümanlar, İnsanlar iki kısımdır. İlki, İslam fitratına yatkın yaratıldığı üzere islama gelecek olanlar. İkincisi, tahribat yolları ile islamdan çıkartılanlar.

 

Ey Ehli Vicdan Sahipleri.

Alemdeki olaylar din ahlak maneviyat dairesinde gelişir. Devletler maneviyat ehlinin feraseti, halkı Allah’ın hesabına yatkın hazırlamsı ile kurulur. Yıkılıması’da, din adamlarının maneviyat’dan uzaklaşıp, din’de tahribat yolu açarak halkı şeytanın hesabına yatkın hazırlamsı ile olur.

Bayezid-i Bistami hazretleri, kalbimin köşesinde bekleyeni melek sanıyordum meğer şeytanmış; der, otuz senelik ibadetini iade eder., ama aleme ışık tutacak böylesi bilgiler gizlendiği için; Müslüman, şeyhin efendinin abinin karanlık tahribat yolundan gelip kalbinin köşesine yerleşmiş şeytanı, cibril olmuş nefsi sanıyor...

Edirne’de Selimiye Camisi yapılırken, işçinin biri devamlı taşı birakacağı temele bırakmadan geri götürürmüş. Bunu gören Mimar Sinan sebebini sorar. İşçi sabah boy abdesi alacak su bulamadım onun için gönlüm razı değil boy abdessiz, bu Mabedin temeline bir taş koymaya der. Mimar Sinan hemen işi paydos edip önce hamam yaptırır...

-Devlet böylesi itikat ve amele sahip Mimar İşçiler ve Cemat üzerinde maneviyat ve adalet burcuna yükseliyor...

Bu olaya mütakip/muhalifeten., İcazet alacak Şeyh adayları Edirne’de başka bir Caminin odasına akşam girip beklermiş. Bir müddet sonra bir kız cin  gelir; eğer icazat alacak aday gece cin kıza namaz kılmayı öğretir ise sabah birlikde çıkar, ‘Haya Perdesini Bırakıp’ icazati alırmış. Böylece, ulu Mabedler içinde cinler, insi/taşıyıcıları ile cirit atmaya başlayıp,

‘devleti, maneviyat ve adalet burcundan aşağı doğru’

din'in dört ana esasından ikisini hafife alan, tefsirci/mealci kız tarafı ile boşaltıp, diğer ikisini'de gayleye almayan, gelenekci/bidatci oğlan tarafı ile  yıkılmaya müstehak hale hazırlamışlar.

 

Saidi Nursi yiğit adam, vefatından üç sene önce, Ben siyaset yolu ile devlete hizmet etmek istemiştim, diyor. “din’in siyasete aleti, kız cin ile birlikdeliği ima ediyor”, pişmanlığını dile getiriyor... 

yani,

Süleyman aleyhissellam gibi, şeytan haber taşımaya mecbur edilir, diye fetva vermiş;

ŞEYTANI PERDELEMEK İÇİNDE,

evliyanın ruhaniyeti sineğin kanadı ile gelir demiş; ‘şahsi manevisi’ ismi ile-de yol açmış.

BÖYLECE sinek kılığında gelen şeytan NUR/şakirtlerini TELKİNE ALIŞTIRIP, sonra kulak ve kafasına girip ağrı ile bağımlı ediyor... Kur’an’da, Neml Süresi. 39 ve 40 belirtilen,  Süleyman (a.s)'ın Belkisin tahtı ile ilgili, ‘Cinlerden bir ifrit, “Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi. 40. Kitaptan ilmi olan kimse ise, “Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getiririm” dedi. İlim sahibi zatın, Süleyman (a.s)’ın veziri Asäf bin Bahriyä, yahut da Hızır olduğu riväyet edilmektedir. Vezir, ifriti koğup, kendi ilmi ile tahtı getirir. Cinlerin, Süleyman (a.s)'ın hizmetinde çalışdığı anlatılan  kıssada; ise,  cinlerin gaibin ilminden habersiz olduğunu; haber ve söz taşımasına inanılmamasını ikaz eder. Aksi durum, Kur’an’a muhalifet’dir.

 

Din adamları manevi yolda ilerlerken İbrahimi karekteri ile karşilaşınca;

şeytan iki erkek, folklorik sofiler ve kur’an’a musallat olmuş faize fetva verip, Allah’a şavaş açan Süleymancılar olarak görünüp, ‘döndermek için’ telkin eder...

-Onlar iki kişi, sende bu kız çocuğu 'ilmi siyaset' ile ol güçlen der...

-Böylece her dönen birisi ile İnsanlar müsübete müstehak hale hazırlanıp,

-bölge ve bölgesel oluşumlar zafiyetler ile 'onların bilmeyeceği şekilde yanıltılıp',

-terörün fiziki hale dönüşmesin’de, İnsanlar, 'sebeplerin manevi/arzi boyutunu hazırlayanlar ile içli dışlı olup',

-bilmeden müsübete  açık hale geliyor/getiriliyor. 

 

Din’i ve tarihi mirasın beşiği bölgenin BİRLİĞİ ve huzuru  için, ‘bölgeyi bölmek isteyenlerin deşifre ve berteraf edilip’, İnsanların uyarılması gayreti ile, Allah’ın selamı üzerinize olsun. Haci Bayazit 27.08.2009