Allah'ın selamı rahmeti alemlerin emniyeti islamın beli ve omurgası maneviyatın merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni duruş/direniş cephesi ile masum ve mazlumların üzerine olsun.

 

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.7

 

Allah'ın selamı rahmeti,

dünyanın emniyeti islam'ın beli ve omurgası 'maneviyatın' merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni meşrep/direniş cephesi ile masum ve mazlumların üzerine olsun!

Sayın Ayetullah Seyyid Ali Hamaney

‘Alemleri dua/din ahlak maneviyat  ve doğruluk/adalet üzerine bina eden Allah(cc)ın’ vadine uygun dünyayı maneviyat ve adalet asrına hazırlayan Hüseyni meşrep direniş cephesinin ana üssü; İran İslam Cumhuriyeti’nin Savunma Bakan Yardımcısı ve İran Nükleer Programının seçkin yöneticilerinden Aziz ve Rahmetli Kardeşimiz Sayın Muhsin Fahrizade’nin şehit edilmesini büyük acıyla öğrenmiş bulunuyoruz.

Bu cinayet, Batı Asya’da, Kafkaslar’da ve dünyanın her yerinde yenilmekte olan muaviyenin takipcisi şeytanın hizbinin teşeron gücü ABD emperyalizmi ve İsrail’in çaresizliğini yansıtan son terör eylemidir.

Allah’ın vermş olduğu ömür ne uzar ne kısalır’... Allah(cc) Sayın Muhsin Fahrizade’nin islam ümmeti ve insanlığın onuru ve direncine vermiş olduğu katkılar ile ömrünü şehadet ile mukafatlanıp; kanı ilede, düşmanlarını yüreğine korku salıp ‘adaletince’ misli ile intikamını alacaktır.

İran İslam Cumhuriyeti Devleti ve Milletinin acısını yürekten duygularla paylaşıyor, başsağlığı dileklerimi sunuyorum. Haci Bayazit Mektubunuz başarıyla alındi. Mektup kayıt numarası 676407880. Wien, 28.11.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

 

İstediğiniz Tuzağı Kurun. Allah(cc)ında bir hesabı var. Dimdik Karşınızdayım. Ekrem İmamoğlu

Din adamları maneviyatı boşaltıp halkı şeytanın hesabına hazırlar ise devlet çöker; bağımsız kurumları darma dağın edilip yağmalan ülkede oluşan buhrandan Hakkın sıyrılmış kılıcı olarak Ekrem İmamoğlu doğdu! @hacibayazit 04.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.2

 

Fahrizade’nin intikamını gecikmeden ve düşmana büyük zayiat verdirerek almalıyız / Hazırlık yaptığımızı düşünüyorum

"Verilecek cevabımızın bir İsraillinin, bir yerin vurulması sınırında kalmaması gerekir, öyle bir darbe indirmeliyiz ki artık bölgedeki bu suikast dosyaları tamamen sonlansın. Tek bir kişiyi vurmakla bu hedefe ulaşamayız, düşmana ciddi insani kayıp verdirmeliyiz."

İranlı analist Sadullah Zarei, Fars News sitesinin kendisine yönelttiği “Şehid Fahrizade suikastinin cevabının nasıl olması gerektiği” sorusuna şu yanıtı verdi:

 “Verilecek karşılığın gecikmemesi gerektiğini düşünüyorum. ‘Kendi istediğimiz zamanda, kendi coğrafyamızda intikam alacağız ve Netanyahu'nun sahasında oynamayacağız' gibi zaaf kokusu gelen sözleri bırakmalıyız artık. Verilecek cevabımızın bir İsraillinin, bir yerin vurulması sınırında kalmaması gerekir, öyle bir darbe indirmeliyiz ki artık bölgedeki bu suikast dosyaları tamamen sonlansın.

Tek bir kişiyi vurmakla bu hedefe ulaşamayız, düşmana ciddi insani kayıp verdirmeliyiz.Ben hazırlık yaptığımızı ve darbeyi inşallah yakın bir zamanda vuracağımızı düşünüyorum.” Medya Şafak 08.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.3

 

Sadullah Zarei'den Siyonist İsrail'e Misilleme Açıklaması

"Verilecek cevabımızın bir İsraillinin, bir yerin vurulması sınırında kalmaması gerekir, öyle bir darbe indirmeliyiz ki artık bölgedeki bu suikast dosyaları tamamen sonlansın. Tek bir kişiyi vurmakla bu hedefe ulaşamayız, düşmana ciddi insani kayıp verdirmeliyiz."

İranlı analist Sadullah Zarei, Fars News sitesinin kendisine yönelttiği “Şehid Fahrizade suikastinin cevabının nasıl olması gerektiği” sorusuna şu yanıtı verdi: “Verilecek karşılığın gecikmemesi gerektiğini düşünüyorum. ‘Kendi istediğimiz zamanda, kendi coğrafyamızda intikam alacağız ve Netanyahu'nun sahasında oynamayacağız' gibi zaaf kokusu gelen sözleri bırakmalıyız artık.

Verilecek cevabımızın bir İsraillinin, bir yerin vurulması sınırında kalmaması gerekir, öyle bir darbe indirmeliyiz ki artık bölgedeki bu suikast dosyaları tamamen sonlansın. Tek bir kişiyi vurmakla bu hedefe ulaşamayız, düşmana ciddi insani kayıp verdirmeliyiz. Ben hazırlık yaptığımızı ve darbeyi inşallah yakın bir zamanda vuracağımızı düşünüyorum.”

Rasthaber 09.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

 

Direnişin Kod İsmi 'Şehit Süleymani'dir'

İmam Hamanei, Kudüs Gücü Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehadetinin 1. yıldönümü münasebetiyle Direniş Şehitleri'ni Anma Töreni etkinliğinin organizatörleri ve Şehit Kasım Süleymani’nin ailesi ile görüştü.

İmam Hamanei, Şehit General Kasım Süleymani'ye yapılan terör saldırsına dair, "Irak ve İran’da milyonlarca kişinin katılımıyla Şehit Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mohandes için cenaze töreni düzenlenmesi, Amerikalılar atılan ilk tokattı.

Ancak en sert tokat, içi boş olan istikbar güçlerinin imajını kırmak ve ABD'yi bölgeden kovmaktır. Elbette ki General Süleymani’nin katillerinden ve cinayet talimatı verenlerden intikam alınması lazım ve bu mümkün olduğu zaman kesinlikle yapılacaktır." dedi.

Şehit General Süleymani’yi rahmet ve minnetle yad eden İslam Devrimi Lideri, Şehit Kasım Süleymani’yi “İslam ümmetinin kahramanı” olarak nitelendirerek, "İslam dünyasında küresel istikbara karşı direnişin olduğu her yerde kod isim 'Şehit Süleymani' dir. Şehit Süleymani, Müslüman halklar arasında direniş yöntemiyle istikbar güçlerine karşı mücadele modelini yaygınlaştırmıştır." ifadesini kullandı.

Devrim Lideri, yetkililere ve İran halkına hitap etti.

Devrim Lideri, yetkililere ve İran halkına hitap ederek, “Her alanda güçlü olun, düşmana güvenmeyin,  ulusal birliği koruyun ve yaptırımları kaldırmak yerine onu etkisiz hale getirmeye çalışın” tavsiyesinde bulundu.

İmam Hamanei, sözlerine şöyle devam etti:

"Vatandaşların sorunlarını ve ülke geleceğinin düzeltilmesi için şunun ya da bunun vaatlerine asla güvenmeyin, çünkü onlar iyilik değil kötülük vaat ediyor ve düşmanlıkları unutulmamalı.

Trump ve Obama’ın size ne yaptığına tanıklık ettiniz. Düşmanlıkları sadece Trump hükümeti için değil ve gitmesiyle bitmeyecek. Obama hükümeti de size ve İran halkına kötülük yaptı."

E3 olarak bilinen İngiltere, Almanya ve Fransa'nın İran tutumunu da eleştiren İslam Devrimi Lideri, “Üç Avrupa ülkesi de son derece rezil, kötü niyetli ve ikiyüzlü olduğunu gösterdi." değerlendirmesinde bulundu.

İmam Hamanei, İranlı yetkililere hitaben, “Yaptırım uygulamak düşmanın elindedir, ancak onu etkisiz hale getirmek bize bağlıdır. Dolayısıyla yaptırımları kaldırmak yerine daha çok etkisiz hale getirilmesine odaklanmalıyız." diye konuştu. Rasthaber 16.12.2020  

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.5

 

Barış Atay mecliste yine tarihe geçecek bir konuşma yaptı. Ağzına sağlık ağabey

"Yürü bre Hızır Paşa, senin de çarkın kırılır! Güvendiğiniz padişahınız, o da bir gün devrilir! @barisatay 18.12.2020

Barış Atay zülmün üzerine sıyrılmış hakkın kılıcıdır!

Bir zamanlar akp, milyonlarca geçersiz oyu geçerli saydırıp, 5-10 karıya silah verip sokağa salıp, muhalifeti esir alıp ülkenin yağmalanmasının önünü açmıştı’... hesap zamanı geldi. @hacibayazit 8.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.6

 

Direniş 2006 Savaşı'nda 34 gün boyunca ateşlediği füzeden fazlasını bir günde atacak durumda

"Hizbullah günde 4000 füze atabilecek durumda. 2006’daki 34 gün boyunca süren savaşta toplamda 4000’den az roket fırlatmıştılar."

Hizbullah dünya ordularının %95'inden daha fazla karadan karaya ateş gücüne sahip

Emekli İsrailli albay Ei Bar-On Jerusalem Post'ta yayınladığı makalesinde “Hizbullah'ın karadan karaya ateş gücünün dünyadaki orduların %95'inden daha güçlü olduğunu” yazdı.

Makalede ayrıca şunlar kaydedildi:

“Hizbullah'ın bazı tahminlere göre elindeki roket ve füze sayısı 170.000'i buldu. Bunlar arasında menzili 300 km.den daha fazla olanlar da var. Hizbullah'ın elinde birkaç düzine hassas isabetli füze de bulunuyor ve bu şekilde İsrail'in önde gelen stratejik varlıklarını hedefleyebilecekler.” “Hizbullah günde 4000 füze atabilecek durumda. 2006'daki 34 gün boyunca süren savaşta toplamda 4000'den az roket fırlatmıştılar.” Medya Şafak 19.12.2020

Allah’ın selamı rahmeti’...

Büyük ortadoğu projesi maskeli muaviyenin takipçisi şeytanın hizbi ‘meshepci fitne siyasal hilafet projesini’ Suriye'de darmadağın eden Hizbullah yiğitleri ile müttefikleri üzerine olsun! Haci Bayazit 19.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.7

 

Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyesi Mesut Hakkı Çaşın:

"İsrail bir adım atsın, biz iki adım atarız. İlişkiler normalleşirse İsrail'den silah ve doğalgaz alırız."

Blöflü piştiden sonra açık elle batak oynamaya başladılar! @MaliGüller 22.12.2020

 Akıl sahipler;

dünyanın kaderi Suriye direniş cephesi üzerinden yazıldı; alem maneviyat ve adalet yörüngesine girdi; alemdeki kaos ve terör olayları abd/israil hesabına yazılıyor; asrın israile yüklediği görev, direniş cephesine musallat olan halkın kanını emen munafık idareci hükümetler ile ilişki kurarak onları ifşa etmek. @hacibayazit 22.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.8

 

Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi El-Mühendis, Gelecek Nesiller İçin Yaşayan Cihat Okuludur

El-Etticah haber merkezine göre Bahreynli Şii lider, "Muzaffer komutanların şehadetinden hatıra kalan en önemli konu, İslam Ümmetinin birçok rejiminin cihat görevini ve kutsal savunmayı unutmasıydı." dedi.

Şeyh İsa Kasım, yaptığı açıklamada şöyle dedi: "İslam Ümmetinin bazı hükümetleri, muhaliflerine karşı Amerikan ve Siyonist düşmanlarla el ele verdiler."

Kasım Süleymani ve el-Mühendis'in şehadetlerinin İslam'ı ve ümmeti savunma alanında liderlik ve rehberlik rolüne sahip olduğunu belirten Şeyh İsa Kasım, "Gelecek nesiller için Allah yolunda yaşayan ve dinamik bir cihat okulu oldular." diye belirtti. Rasthaber 25.12.2020 

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.9

 

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu. Kuraklığın nedeni Büyükşehir Belediyelerini CHP’nin kazanmasıdır. Bencede çocuklara tecavüz eden din tacirleridir. @BiGismaacık

09.01.2021

80’li yıllarda;

Ankara’da sabah giyinen gömleğ‘in yakası akşam’a simsiyah olurdu; yani, gece havaya salınan karbondioksit geri yer yüzüne inerdi‘… zira Allah(cc) alemi korunacak düzende dizayin etmiş. T.Özal hükümeti ile, birbirinden ve diyanet’den çekinen puthane şeyhlerini Özal, bir sofra etrafında toplayıp birbirinden çekinmelerini kaldırıp ‘islamı tahribatın önünü açıp‘ islamın tahribina bağlı küresel ısınma ile iklim değişimi başladı. @hacibayazit 09.01.2021

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.10

 

İşte çözüm işte lider. @zekigaracoglu 28.12.2020

Ehli vidan sahipleri‘… islamın tahribine bağlı vizdani duyarlılık yitirilip zülmün gelenekselleşmesi ile rahmet ve bereket kalkıp sosyal ve iktisadi yapının bozulması sonucu küresel ısınma ile iklim değişimi hazırlanır‘… hiçbir beşeri ‘siyasi akıl‘ bu sureci tersine çeviremez! @hacibayazit 29.01.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.11

 

Atvan: Direniş Ekseni Sınanırsa, Yıkıcı Bir Tepki Verecektir

Siyasi analist ve Ray el-Yevm gazetesi editörü Abdulbari Atvan, bölgedeki direniş ekseninin gücüne vurguda bulundu.

Abdulbari Atvan, el-Meyadin haber ajansına verdiği demeçte, işgal altındaki Filistin'deki Siyonist yerleşimlerin Lübnan direnişinin füzeleri hedefinde olduğunu söyledi.

Atvan, "Direniş ekseni her zamankinden daha güçlü hale geldi ve daha fazla kavrama ve disipline sahip oldu." dedi.

Siyasi analist Abdulbari Atvan, direniş ekseni test edilirse yıkıcı bir tepki vereceğine ve bunun bölgedeki son savaş olacağını ifade etti.

Kudüs Gücü komutanı General Kasım Süleymani'nin şehit edilmesine değinenen Atvan, bir kişinin şehit olmasının direnişin sona erdiği anlamına gelmediğini söyledi.

Atvan, "Direniş düşmanları Hizbullah genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'a da terör saldırısı düzenlemek istiyor; çünkü bu düşmanlar, Nasrallah'ın onları mağlup ettiğini biliyor." diye belirtti. 

Abdulbari Atvan, Seyyid Hasan Nasrallah ile yakın tarihli bir röportajı ve Suriye'nin Filistin direnişine silah gönderme konusunda yaptığı açıklamaları şöyle yorumladı:

"Suriye cumhurbaşkanının Gazze'ye Cornet füzeleri göndermeyi kabul etmesi önemli. Hamas hareketinin taraftarlarına Cornet'in Suriye'den geldiğini [Nasrallah'ın değil] bizzat kendilerinin duyuracağını umuyordum."

Nasrallah'ın röportajında ​​gündeme getirilen en önemli konunun Suriye hükümetinin Cornet füzelerini Gazze'ye gönderme anlaşmasının duyurulması olduğunu vurgulayarak; "Çoğu Arap ülkesi Filistin direnişine tek bir kurşun bile vermedi." dedi.

Atvan son olarak, "Filistin halkı işgal altındaki topraklarda duruyor ve onları sınır dışı etmek için tüm planları yok etti. Nasrallah'ın 1948 işgal edilen topraklardaki Araplara olan sevgisi, direniş eksenine olan güvenlerini artıracaktır." açıklamasında bulundu.Rasthaber 30.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.12

 

Irak'ın En Büyük Hıristiyan Koalisyonu: Direniş Dünyadaki Tüm Özgür İnsanlara Aittir

Irak parlamentosundaki en büyük Hıristiyan grubu lideri, "Iraklı Hristiyanlar, şehit komutanlar Serdar Hacı Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis'in Iraklı azınlıkların hayatlarını IŞİD'den kurtarmadaki lütfunu asla unutmayacaklar." dedi.

Babiller Hıristiyan Hareketi'nin genel sekreteri ve Irak parlamentosundaki en büyük Hıristiyan grubu lideri, yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Serdar Hacı Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis, IŞİD'in Neyneva Ovası hakimiyetinde Hristiyanların yanında ilk duranlar arasındaydı ve bazı Müslümanlar desteklerini inkar etse bile, Hıristiyanlar onları asla unutmayacaktır."

Rayan el-Keldani, geçen yıl ABD'nin Bağdat havaalanında düzenlediği terör saldırısı şehitlerini anma töreninde yaptığı konuşmada, "Neyneva Ovası'nda Hıristiyanların, Şabakların, Türkmenlerin ve diğer Iraklı azınlıkların yanında yer alanlar şehit Süleymani ve el-Mühendis'ti ve Neyneva'yı özgürleştirenler, Haşdi Şabi ve Irak silahlı kuvvetleriydi." diye belirtti. 

Iraklı siyasetçi, iki onurlu şehidin Iraklı azınlıkların destekçileri olduğunu ifade ederek, "Direniş devam ediyor ve sadece Müslümanlara ait değil; direniş dünyanın tüm özgür insanlarına aittir." dedi.

Rayan el-Keldani, "İran Irak'ın yanındaydı. İran ya da ABD'ye bağımlı değiliz; ama yanımızda kimin olduğunu unutmayacağız ve bazı Müslümanlar şehit Süleymani ve el-Mühendis'in lütfunu inkar etse bile biz onları asla unutmayacağız." dedi. Rasthaber 30.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.13

 

Şehit Süleymani Cihad-ı Kifaye Fetvası Vermesinde Büyük Rol Oynadı

Nuceba Hareketi Sözcüsü: Şehit Süleymani Ayetullah Sistani’nin Cihad-ı Kifaye fetvası vermesindeki danışmanlardandı. 

Nuceba Hareketi Sözcüsü Nasır el-Şemmari’nin ifadesine göre, Irak'ın büyük bir kısmının düştüğü ve kutsal türbelerin tehlikede olduğu IŞİD saldırılarının zirvesinde, Hacı Kasım, merciiyetin evine gitti ve durumu tüm ayrıntılarıyla anlatarak terörizmle mücadele için Cihad-ı Kifaye fetvası verilmesine yardımcı oldu. 

 

Nuceba İslami Direniş Hareketi Sözcüsü Çarşamba günü, “Şiilerin Kutsal Mekanlarının Savunulmasında İslami Direnişin Rolü” konulu bir video konferansta konuştu. 

Mühendis Nasır el-Şemmari, “Şehit Kasım Süleymani’nin Ehli Beyt’in (as) Irak’taki türbelerini savunmadaki rolü” başlıklı konuşmasında, bu ülkenin komşusu olarak Suriye’deki içler acısı durumu ve ardından Irak topraklarının geniş bir alanının tekfirci teröristler tarafından işgalini hatırlattı ve şu ifadelerde bulundu: ‘Ninova, Salahaddin ve el-Anbar gibi büyük eyaletler bir gecede düştü ve IŞİD hızla Bağdat, Necef ve Kerbela şehirlerinin eşiğine ulaştı ve Samarra tamamen kuşatıldı. 

 

Böyle bir durumda Hacı Kasım Süleymani, Musul'un düştüğü gece Irak'a girdi ve ilk adımda tehlikeyi Bağdat, Necef ve Kerbela'dan uzaklaştırmak ve bir sonraki adımda 2006 yılındaki acı olayın tekrarlanmaması adına (Samarra’daki türbenin yıkılması olayı) güvenlik güçlerinin Samarra’ya ulaşması için yolu açmak olan iki aşamalı bir plan uyguladı.’ 

Nuceba Hareketi Sözcüsü Şehit Süleymani'nin direniş komutanları, hükümet yetkilileri ve etkili Iraklı şahsiyetlerle yaptığı sayısız görüşmeye atıfta bulunarak şunları söyledi: ‘Merciiyetin evine giderek mevcut şartları bütün ayrıntılarıyla anlatan ve IŞİD ile mücadele için Cihad-ı Kifaye fetvası verilmesine yardımcı olan Hacı Kasım’dı.’ 

 

El-Şemmari konuşmasının devamında, o günlerde Irak'ı saran genel korku ve paniğe, birçok hükümet yetkilisinin başkentten kaçmasına, ordunun ve güvenlik güçlerinin çöküşüne, hazine ve silah depolarının boşaltılmasına değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Aynı günlerde General Kasım Süleymani bir toplantı düzenleyerek, bu sorunlar bahanesiyle kutsal türbeleri herhangi bir tehlikenin tehdit etmesine izin vermememiz gerektiği konusunda uyardı.’ 

 

Nuceba Hareketi Sözcüsü, Hacı Kasım’ın, Samarra'nın düşmesini önlemedeki cesaretine değinerek şunları söyledi: ‘Şehit Süleymani defalarca şehadetin eşiğine gelmiş, yüksek rütbeli ve tecrübeli bir asker olmasının yanı sıra, insani ve ideolojik kişiliği ile türbeleri savunan askerlerin moralini güçlendirmiştir.’ 

Nuceba Hareketi Sözcüsünün ifadesine göre,

daha sonra Jurf el- Nasr olarak adlandırılan kanlı Jurf Sakhar operasyonunda da IŞİD açıkça Kazımeyn, Kerbela ve Necef türbelerini yok etme sloganıyla saldırıya geçti;

Bu nedenle Hacı Kasım Süleymani askerlere sürekli şöyle dedi: “Artık İmam Hüseyin'in (as) ashabı gibisiniz ve kutsal türbeleri savunmalısınız.” 

Mühendis Nasır el-Şemmari konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

‘Ben kendim Hacı Kasım’ın şöyle dediğini duydum: “Bu en onurlu savaştır ve ben, Ehl-i Beyt’in (as) türbesini savunmak için şehit olmaya hazırım." Öyle de oldu;

Hazreti Ebulfazl Abbas’a (as) iktida etti ve elleri kesildi ve türbeleri savunurken bu topraklarda bedeni parça parça oldu. Şehit Süleymani İslam ve Ehli Beyt (as) aşkıyla erimiş bir insandı. Hacı Kasım’ın çabası İran ve Irak’ın da ötesinde İslam Ümmeti boyutundaydı. O kendisini dünyadaki tüm Müslümanların savunucusu olarak görüyordu.’ 

 

Nuceba Hareketi Sözcüsü, Şehit Kasım Süleymani’nin dik duruşuna, tedbirine ve şehadeti arzulamasına değinerek şu hatırlatmalarda bulundu: ‘

Onun operasyon sahnesindeki varlığı ile sorunlar çözülüyordu ve askerler iki kat hız ve güçle savaş alanına koştu; çünkü bu çok sevilen beyaz sakallının herkesten önce ön saflarda durduğunu gördüler. Yüce Allah'ın iradesi buydu ve bu büyük mücahid sürekli arzuladığı hayaline yani şehadete ulaştı ve kanını feda ederek, büyük ve kalıcı bir etki bıraktı.’ Öte yandan, Dünya Ehli Beyt Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani, Dinler ve Mezhepler Üniversitesi Başkanı Hüccetül İslam Nevvab, Nebil el-Helbavi ve Dinler ve Mezhepler Üniversitesi Araştırma Bölümü Başkan Yardımcısı Mehdi Fermaniyan ve diğer konuşmacılar da bu konferansa katılanlar arasındaydı. Rasthaber 31.12.2020 

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.14

 

General Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis Sınırların Ötesinde Komutanlardı

Şehit General Hacı Kasım Süleymani ve Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis, engellerin, sınırların ve etnik grupların da ötesine gittiler ve mezhep veya ırka göre sınıflandırma girişimlerine direnmeye çalıştılar. 

Mısır Üniversitesi profesörü İlhami el-Malici, En-Nasr'ın komutanları, yani Şehit General Hacı Kasım Süleymani ve Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehadet yıldönümü vesilesiyle Tesnim Habere verdiği özel röportajda, bu iki şehidin bölgede tekfirci terörizmle mücadeledeki rolüne değinerek, Amerika’nın bu iki direniş komutanına suikast düzenlediği cinayete atıfta bulundu. 

Mısırlı bu yazara göre, bu iki devrimci komutanın şehit olmasına yol açan acımasız suç ve cinayet, Irak'taki Amerikan güçlerinin varlığını doğrudan etkiledi. Öyle ki, Irak parlamentosu, bu iki komutan şehit olduktan sonra, Amerikan kuvvetlerinin geri çekilmesini onayladı; Bu karar, bazı Iraklı siyasi grupların, partilerin ve şahsiyetlerin talebi üzerine alındı. 

Bu röportajın tam metni şöyledir: 

‘Şehit Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis ile tanışma şerefine nail olmadım, ancak, onları haklı olarak mücadelenin ve devrimin sembolü yapan onların bu büyük devrim ve mücadele dolu muattar yolları araştırıldığında, bu iki şahsiyetin, Siyonist-Amerikan planlarına karşı mücadeleye dayanan devrimci ilkelere samimiyetle bağlılıkları ve Filistin halkının bu ülkede Kudüs’ün başkentliğinde bir ulus devleti kurma yönündeki meşru taleplerinin gerçekleşmesine olan inançları açısından benzersiz kişilikler oldukları söyleneb

Bu iki şehit, Irak ve Suriye'de korkuya ve cinayete neden olan terörist grupların yok edilmesinde önemli bir rol oynadı; Teröristler, Siyonist-Amerikan planına hizmet etmek için Irak ve Suriye'yi bu şekilde ele geçirmeyi ve onu mezheplere, dinlere, ırklara ve bölgelere ayırmayı amaçladılar. 

Bu iki şehit etnik grupların sınırlarını aştı ve amacı bölgeyi etnik gruplara, din veya ırka göre sınıflandırmak olan girişimlere direnmeye çalıştı, çünkü bu çabaların Siyonist-Amerikan planı ve Arap ve İslam ümmetini zayıflatma ve Siyonistlerin rüyalarının gerçekleşmesine ortam hazırlama ya da Nil'den Fırat'a kadar iddia ettikleri büyük bir devleti kurma doğrultusunda olduğunu fark etmişlerdi. 

Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis, Irak'taki terörist grupların ortadan kaldırılmasında ve bu ülkenin teröristlerden temizlenmesinde önemli rol oynayan Gönüllü Halk Güçlerinin önde gelen kurucularından biriydi ve Şehit Süleymani'nin tam desteğini alıyordu. 

Şehit Süleymani de Hizbullah kuvvetlerine ve Filistin direniş güçlerine lojistik ve silah desteği sağlanmasında önemli rol oynadı ve bu güçlerin Siyonist düşmanla korku dengesi kurmasına neden oldu. 

Bana göre ABD hükümeti, Şehit Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis’e suikast düzenleyerek cinayet dosyasına bir sayfa daha ekledi; Bu dosyalar, Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluşundan bu yana asıl sakinlerinin aleyhine oluşturulmuş davalar ve dosyalardır ve o zamandan beri bu rejimin bağımsızlık için savaşan tüm uluslara yönelik terörist eylemleri durmadı ve dünyanın önde gelen mücadele ruhlu şahsiyetlerinin hiçbiri Amerika’nın suç ve cinayetlerinden güvende olmadı. 

Birbirini takip eden Amerikan hükümetlerinin tüm suç ve cinayetlerine her zaman yalan ve temelsiz iddialar eşlik etmiştir, ancak hiçbir mantıklı insan bu yalanlara inanmamış ve inanmayacaktır ve dünyanın özgür ulusları bu rejimin suç ve cinayet yöntemlerini ve rezil yalanlarını tam olarak anlamışlardır ve elbette bu suç ve cinayetler er ya da geç cezalandırılacaktır. 

İki devrimci komutanın şehit olmasına yol açan bu acımasız suç ve cinayet, Amerikan güçlerinin Irak'taki varlığını doğrudan etkiledi. Öyle ki, Irak parlamentosu, bu iki komutanının şehit olmasının ardından Amerikan kuvvetlerinin geri çekilmesini onayladı; Bu karar, bazı Iraklı siyasi grupların, partilerin ve şahsiyetlerin talebi üzerine alındı.

Aynı zamanda Irak Devrim Güçleri ve İran Devrim Muhafızları da Irak'taki ABD üslerini füze yağmuruna tuttu ve onlara ağır hasarlar verdi, öyle ki ABD birlikleri bazı üslerinden çekilmek ve Irak'taki güçlerini azaltmak zorunda kaldı ancak hala Irak’ta, Suriye’nin kuzeyinde ve Fars Körfezi’nde, Irak devrim güçleri ve onların Suriye, Lübnan ve Yemen'de ABD’nin bölgedeki varlığını tehdit eden müttefiklerinin roket saldırılarından korkan ABD güçleri bulunmaktadır.’ Rasthaber 31.12.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.15

 

El-Nuceba Hareketi Sözcüsü: ABD Irak'ta Bir Kez Daha Yenilecek

Irak Nuceba Hareketi Sözcüsü, dünyanın on yıl içinde, Irak'taki işgalci ABD güçlerinin ikinci yenilgisini göreceğini söyledi. 

Irak Nuceba Hareketi Sözcüsü Nasır el-Şemmari, ABD'nin önümüzdeki on yıl içinde Irak topraklarında yeniden yenileceğini ifade etti. 

Nasır el-Şemmari Perşembe günü twitter hesabında, işgalci Amerika’nın yenildiği ve kaybettiği ve direniş kuvvetlerinin saldırıları ve operasyonları sonucunda Irak topraklarını terk etmek ve bu ülkeden güvenli bir şekilde ayrılmak için yalvarmak zorunda kaldıkları, Irak halkının o akıllarına kazınan güne değindi. 

Nuceba Hareketi Sözcüsü şunları yazdı: ‘Bugünün aynısı çok yakında yine gelecek ve dünya on yıl içinde işgalci Amerika kuvvetlerinin Irak topraklarında ikinci kez yenildiğine şahit olacak.’ 

Irak parlamentosu geçen yıl 5 Ocak'ta, İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Hacı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehit olmasına neden olan Amerikalıların terör saldırısından iki gün sonra, Amerika kuvvetlerinin Irak’tan çıkarılması planını kabul etti ve bu kararın uygulanmasını istedi. 

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, geçtiğimiz günlerde el Meyadin kanalına verdiği röportajda şunları söyledi: ‘ABD ordusu, direniş gruplarının düzenlediği bir operasyon sonucunda 2013 yılında Irak'tan ayrılmak zorunda kalmış ve güvenli bir çıkış fırsatı bulmak için, İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kuvvetleri'nin Kudüs Gücü’nün Şehit Komutanı General Süleymani'ye operasyonlarını durdurması için yalvarmıştı.’ Rasthaber 01.01.2020 

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.16

 

Şehit Süleymani Gibi Olmak İçin İlahi Bir Yardıma İhtiyaç Vardır

Irak Ehli Sünnet Alimler Birliği Başkanı twitter mesajında şunları yazdı: ‘İnsanın Şehit Süleymani ve el-Mühendis gibi bir akıbete nail olması için ilahi yardıma ihtiyacı vardır. 

Nuceba İslami Direniş Hareketi Basın Ofisi telegramdaki mesajında, Irak Ehli Sünnet Alimler Birliği Başkanı Şeyh Halit el-Molla’nın Şehit Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehadet yıldönümü mesajına değindi. 

Şeyh Halit el-Molla bu twitter mesajında şunları yazdı: ‘İnsanın Şehit Süleymani ve el-Mühendis gibi bir akıbete nail olması için ilahi yardıma ihtiyacı vardır. Onlar şehadetlerinin birinci yıldönümünde hala kalbimizdedir.’ 

General Kasım Süleymani'nin şehadet yıldönümünün arifesinde farklı ülkelerdeki yetkililer çeşitli mesajlar gönderdi. 

Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Dışişleri Bakanı Hişam Şeref, Fars Haber Ajansı'na verdiği röportajda, General Hacı Kasım Süleymani’nin, Müslüman gençlerin halkına hizmet etmeleri ve halkın menfaatlerini öncelikleri haline getirmeleri için izleyecekleri bir okul ve yaşam biçimi olduğunu vurguladı. 

Filistin İslami Cihat Hareketinin Genel Sekreteri Ziyad en-Nahle de Cuma günü Tahran Üniversitesi'nde General Kasım Süleymani'nin şehadetinin birinci yıldönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada, Süleymani'nin uluslararası bir mücahid ve Kudüs Yolunun şehidi olduğunu söyledi. 

Suriye Müftüsü Ahmed Bedreddin Hassun da General Kasım Süleymani’nin şehadet yıldönümünde şu ifadelerde bulundu: ‘İran, ilk kıblemizi savunmak için evlatlarını gönderiyor ve Hacı Kasım'ın mesajı şudur; Dinler ve mezhepler, dünyanın en iyi ümmeti olmamızı engelleyemez.’ 

Irak Haşdi Şabi Teşkilatı Başkanı Falih el-Feyyaz Cuma günü İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehadet yıldönümü münasebetiyle Tahran Üniversitesi’nde düzenlenen merasimde  şunları söyledi: ‘Biz, General Kasım Süleymani’nin yasını tutuyoruz; bizim kaybettiğimiz bu misafirimiz Irak topraklarında şehit oldu.’ Rasthaber 02.01.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.17

 

Hacı Kasım ve El-Mühendis’in Şehadeti Tarihi Bir Olaydı

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Şehit General Hacı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in şehadet yıldönümü münasebetiyle bir konuşma yaptı.

Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasının başında Hz. Fatıma’nın şehadet günlerinden dolayı tüm Müslümanlara baş sağlığı diledi. Nasrallah aynı zamanda, Ayetullah Taki Misbah Yezdi’nin vefatından dolayı da Msibah Yezdi’nin ailesine, İran halkına, İmam Hamanei’ye, ilmi havzalara ve İslam Ümmetine başsağlığı diledi ve İslam Dünyasının büyük bir düşünürü kaybettiğini belirtti.

Hizbullah Genel Sekreteri aynı zamanda General Süleymani, el-Mühendis ve beraberindeki cephe arkadaşlarının şehadet yıl dönümü münasebetiyle de şehitlerin ailelerine ve direniş eksenine başsağlığı diledi.

Seyyid Hasan Nasrallah şu ifadelerde bulundu: ‘Direniş şehitlerine sadık olmalı, onlar hakkında sessiz kalmamalı, onları tanımalı ve tanıtmalı ve onların lütuf ve fedakarlıklarını kabul etmeli, onları takdir etmeli ve onlara teşekkür etmeli ve saygı duymalıyız.

General Süleymani ve Ebu Mehdi el-Mühendis'in şehadeti büyük bir tarihi olaydır. General Süleymani ve yoldaşlarının İran'daki cenaze merasimleri dünyadaki en büyük cenaze merasimleridir.’

General Süleymani ve dostlarının büyüklüğü kalıcı olacaktır

Hizbullah Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam etti: ‘Hacı Kasım ve arkadaşlarının büyüklüğü ve mazlumiyeti tarihte kalıcı olacaktır.

İran İslam Cumhuriyeti, Siyonist rejimin Lübnan'a karşı savaşı sırasında Saddam'ın kendilerine karşı başlattığı savaşa rağmen direnişi ve Lübnan'ı unutmamış, Suriye'deki savaşta Lübnan hükümetine ve halkına destek olmuştur.

İran ve Suriye, 1982'den beri direnişin ana destekçileridir ve İmam Humeyni, İsrail'in ilerlemesini engellemek için İran ordusundan Lübnan'a bir heyet göndermiştir.’

General Hacızade’nin konuşmalarının çarpıtılmasına yönelik eleştiri

Seyyid Hasan Nasrallah, İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı General Emir Ali Hacızade’nin sözlerine değinerek şunları söyledi: ‘General Hacızade’nin son sözleri çarpıtıldı. O, Gazze ve Lübnan’ın İran’ın savunması için ön hat olduğunu değil, işgalci İsrail’le mücadele için ön hat olduğunu söyledi.

Dün İranlı bir arkadaşımız bazı açıklamalarda bulundu ve bazı Lübnan medyası bunu çarpıttı ve bu arkadaşımızın, Filistin ve Lübnan'daki direniş füzelerinin İran'ın samanları olduğunu ve onların İran’ı savunmanın ön cephesi olduklarını söylediğini iddia ettiler.  Hayır. İran bu desteği, Gazze ve Lübnan'ı kendilerini savunmaları için verdi.

O, Gazze ve Lübnan'ın Hizbullah'ın ön cephesi olduğunu ve bu iki bölgenin yıllardır Siyonistlerle mücadele cephesi olduğunu söyledi.’

Seyyid Hasan Nasrallah sözlerine şöyle devam etti: ‘Hizbullah, insanlık tarihindeki en bağımsız direniş hareketlerinden biridir. Biz Lübnan'da, bizi para ve silah yönünden destekleyen ve şehit veren kimseyle, Lübnan'a karşı komplo kuran ve yıllardır İsrail düşmanını destekleyen birini bir tutmuyoruz.

Iraklılar ve Suriyeliler, ülkelerine intihar bombacıları gönderen ve onlara komplo kuranlar ile işgal edilen bölgeleri teröristlerden kurtaranlar arasında ayrım yapamıyor olamazlar.

Direniş komutanlarının şehadet yıl dönümü nedeniyle bölgede, Fars Körfezi'nde ve İsrail'de büyük endişe var ve bölge yoğun bir tansiyona tanık oluyor.’

İran tek başına işgalcilerle mücadele gücüne sahiptir

Hizbullah Genel Sekreteri şu ifadelerde bulundu: ‘İran, General Süleymani'nin şehit olmasının ardından, ABD askerlerini barındıran Ayn’ul Esed üssünü hedef aldığı gibi, bölgede müttefiklere ve kuvvetlere ihtiyaç duymadan istediği her yerde işgalcilere cevap verebilecek güçlü ve yetenekli bir ülkedir.

İran, ne zaman kuvvetlerine ve bilim adamlarına yönelik suikastlara askeri ve güvenlik açısından yanıt vermeye karar verirse, karşılık verecek ve bölgedeki dostlarından ve müttefiklerinden asla yardım istemeyecektir.

Direniş ekseni, direniş komutanlarının şehadeti olayını aşmayı başardı. Direniş ekseni bir komutanını kaybettiği zaman daha güçlü, daha ciddi ve daha bilinçli olmaktadır.’

General Süleymani dünya kahramanıdır

Hizbullah Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam etti: ‘İran, Hacı Kasım Süleymani’yi ulusal bir kahraman olarak görüyorsa, biz de Lübnan ve Hizbullah içerisinde onu dünyada ve İslam dünyasında mazlumları savunan ve fedakâr bir kahraman olarak görüyoruz; Çünkü o sadece Şiiler için değil, tüm Müslümanlar için ve Hıristiyanlar ve Ezidiler gibi tüm gayrimüslimler için çalışıp fedakarlık yaptı.’

General Süleymani’nin başarıları

Seyyid Hasan Nasrallah şu ifadelerde bulundu: ‘Şehit General’in eylemleri ve başarıları çoktur ve onun hakkında söylenen ve ortaya çıkanlar çok azdır ve konuşulamayacak konular da vardır.

Eğer direniş komutanları şehit olmasaydı, Amerika kuvvetlerinin bölgeden çıkarılması sloganı, bölge uluslarının gerçekleştirmeye çalıştıkları bir slogan haline gelmezdi.’

Hizbullah Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam etti: ‘General Süleymani ve arkadaşlarına yönelik suikastın katillerine ve faillerine misilleme yapılması, her özgür ve onurlu insanın görevidir ve adil bir misilleme, onlara suikast düzenleyenlerin ve bu olayın sorumlularının cezalandırılmasıdır.’

Seyyid Hasan Nasrallah, ABD'nin Lübnan'daki İslami direnişe karşı eylemleri hakkında şunları söyledi: ‘Amerika Birleşik Devletleri şimdi, ismini nadiren duyduğunuz ülkeleri Hizbullah'ı terör listesine dahil etmeye çağırıyor. Bu, direnişe karşı devam eden mücadelenin bir parçasıdır.

Bugün kuşatma altında olan bir tek biz değiliz, düşmanlarımız da kuşatma altındadır. Düşman zaten kaybedilmiş bir savaşa girdi. Kuşatma, gerçek gücün kaynağına olan güvenimizi artıracaktır.’

Hizbullah Genel Sekreteri aynı zamanda önümüzdeki günlerde Lübnan ve bu ülkedeki durum hakkında detaylı bir konuşma yapacağını açıkladı. Rasthaber 03.01.2020

 

36.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.18

 

Şehit Ebu Mehdi El Mühendis’in Ailesi : “Hüseyni Kararlılıkla ABD'yi Durduracağız”

Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis’in ailesi yayınladığı bildiride, IŞİD'e karşı kazanılan zaferin komutanlarının şehadetinin birinci yıldönümünde Irak halkının muhteşem varlığını takdir ederek, bu şehitlerin kanlarına sadık kalacaklarını açıkladı. 

Haşdi Şabi Teşkilatı Başkan Yardımcısı Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis’in ailesi, dün Irak halkın, IŞİD'e karşı kazanılan zaferin komutanlarının şehadetinin birinci yıldönümünde düzenledikleri görkemli anma merasimi için teşekkür etti. Irak basınında yer alan bilgilere göre, bu bildirinin başında Allah’ın adından sonra, Saf Suresinin sekizinci ayeti zikredildi ve şunlar yazdı: ‘یُرِیدُونَ لِیُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَاللَّهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ کَرِهَ الْکَافِرُونَ

(Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.) 

Şehit Ebu el-Mühendis’in ailesi bildirinin devamında, büyük Irak halkını selamlayarak, onların Saddam rejimine ve daha sonra Amerika işgalcilerine karşı mücadelelerini ve ülkelerini tekfircilerin, Baasçıların ve IŞİD’in pençesinden kurtarmalarını takdir etti. 

Bu bildiride şu ifadeler yer aldı: ‘Kıymetli şehit Ebu Mehdi el-Mühendis ve Haşdi Şabi’deki mazlum azizler ve kardeşi Şehit Hacı Kasım Süleymani ve sevgili arkadaşlarının fedakarlıklarına karşı bu büyük sadakati somutlaştırdığınız sizleri en içten dileklerimizle selamlıyoruz. Sizler, Aşura günü Hüseyin'in çağrısına Lebbeyk diyen ve Allah'ın günlerini hatırlayanlarsınız. 

Sizin, zorbalığın tahtını sarsan onurlu duruşunuz karşısında saygıyla duruyor ve sizlerle birlikte yüksek hedefimize doğru yürüyoruz. Haşdi Şabi’nin babası ve şehit komutan Ebu Mehdi el-Mühendis’in de "Bizler bu Hüseyni kararlılıkla ABD'yi ve haleflerini durduracağız" dediği gibi, biz de buna inanıyoruz. Onlar bunun çok uzak olduğunu düşünüyorlar ve biz ise bunu çok yakın olarak görüyoruz.’ 

İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcı Ebu Mehdi el-Mühendis ve arkadaşlarının 3 Ocak 2020’de şehit edilmesinin yıldönümünde, bu şehitleri anmak ve suikastçılara karşı yapılan gösterilere katılmak için Bağdat'ın Tahrir Meydanı'na akın eden Irak halkından kalabalık bir kesim "Şehadet ve Egemenlik" sloganları atarak Amerikalı teröristlerin Irak'tan çıkarılması gerektiğini vurguladılar. Tahrir Meydanı'nda bulunanların en önemli sloganları arasında "Amerika’ya Hayır", "İsrail’e Hayır", "Al-i Suud’a Hayır" ve "Allah Ekber, Amerika Şeytan-ı Ekber" sloganları yer aldı. 

Bağdat'ın yanı sıra diğer Irak şehirleri de bu şehitlerin anılmasına ve IŞİD'e karşı kazanılan zaferlerin komutanlarına karşı işlenen bu cinayetin kınanmasına şahit oldu. Rasthaber 06.01.2021  

 

37.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

 

Hanım efendi sanki iyibir iş yapmış!

Rahmeti M.Yazıcıoğlu bir demecinde; biz, 70 milyon ülkeyi bölüşemedik ama 3-5 metre odada 3 sene birlikte yaşadık; dedi’... yani, ülkenin sosyal hazinesi ‘5 bin kişiyi’ sağ sol kavgası ile ABD/Nato adına kırdık; diye itiraf etti. @hacibayazit 09.01.2021

 

38.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

 

Allah(cc) alamleri dua/din ahlak maneviyat ve doğruluk/adalet üzerine bina etmiştir.

Alemin ete kemiğe bürünüp düşünme yeteneği ile vucut bulmuş şekli insan; adalet ise devletin dini‘dir.

 

Mahkemeye sunulan dava mutlaka sonuçlanır; davacı olduğum şahıs ve gurupların bana ve çocuklarıma ettiği eziyet boyunlarına dolanan ip oldu; Wien’ deki davanın küresel düzeyde emsal ve yaptırıma dönük olmasına Savcılığın soruşturmayı açıp genişletmesi; iklim değişikliği ile mücadele zeminde Covid 19 Vürüs için veri tabanı olacaktır… yani vucudun vürise engel Anti Kör ürtmesinin manevi ve fikri sebebleri açığa çıkacaktır.

 

Bu asır deccalizm ile mücadele asrı; 25 sene ailece çocuklarım ile vermiş olduğumuz mücadele ile dünya maneviyat ve adalet yörüngesine girdi.

Peygamber efendimiz sonrası dünyanın emniyeti son din islamın ucu açılıp geliştirilmiş parelel sünni dinin ilahı şeytan; islamın tahribine bağlı edindiği yardımcıları ile iklim değişimine zemin hazırladı‘… iklim değişikliği ile mücadele; islamı tahrip edenlerin bertaraf edilmesi ile insanların uyanıp iç dünyasına dönüp kendini tanıyarak “arınıp safileşerek“ Allah’ın vaadi olarak adaletin dünyaya hakim olması ile sağlanacak. Haci Bayazit 22.02.2021

 

38.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.5

 

“Ateşten On Yıl”

Al-Mayadeen, Enis Nakkaş’ın çekimlerine son kez konuk olduğu “Ateşten On Yıl” adlı programının bazı bölümlerinden kesitler sundu.

Her şey 2000 yılında Güney Lübnan’ın kurtuluşuyla başladı

Bölgemizdeki savaş aslında 2000 yılındaki Güney Lübnan zaferinden [Hizbullah’ın Lübnan’ın güneyindeki Siyonist rejim işgalini sonlandırması] sonra başladı.

Halkın bu zaferden sonra kalabalık kitleler halinde işgalden kurtulan topraklara hücum ettiği sahneler Siyonist rejim, Batı ve bunların müttefikleri için çok korkunç manzaralardı. Zira bu Direniş Okulunun tüm dengeleri alt üst edeceğini anlamışlardı.

2000 zaferinden sonra da Filistin’de silahlı intifada sahneye çıktı. Uyguladığı şiddet ve verdiği mücadele itibarıyla yüksek bir seviye yakaladı ve bu durum Filistin halkının İsrail’in kudretinden çekinmediğini gösteriyordu.

Bununla aynı dönemde bölgedeki halk yığınları ve halk direnişi karşısında Batılı ve Siyonist güç çöküşe geçmişti ve aynı şekilde Batı’da da bölgedeki petrol için yoğun bir susuzluk baş göstermişti.

Suudi Arabistan’ın petrolünü güvende görüyorlardı, Irak petrolü ise dünyadaki en kaliteli hafif petrol olmasına rağmen onlar açısından güvende değildi. Böylece Siyonist rejimin güvenliğini sağlama hedefiyle Batı’nın bölge petrolüne duyduğu ihtiyaç üst üste geldi.

Irak işgalinin hedefi Suriye’yi teslim almaktı

Suriye’nin hedeflenmesi Irak işgaliyle başlamıştı. Colin Powell Irak’ın devrilmesinin Suriye’yi teslim almaya yeteceğine inanıyordu ve Şam’a giderek tüm küstah şartlarını Başkan Beşar Esad’ın masasına koydu.

Fakat Suriye Cumhurbaşkanı bu şartları reddetti ve bu onlar için “ilk sürpriz”di… Bu nedenle aldıkları ikinci karar Direnişi bastırmak için 2006’da Lübnan’ı vurmak oldu.

İsrail 2006’da Lübnan’da yenilgiye uğrayınca bu sefer yeni bir senaryo denediler. Arap bölgesini içerden ele geçirmek istediler ve bu amaçla da uyduruk Arap Baharı senaryosunu yürürlüğe soktular. Arapların durumunu güzel başlıklar altında havaya uçurmak için politik ve medyatik güçleri seferber ettiler. Fakat asıl amaç Bağdat’ı düşürmelerine rağmen askeri olarak hâkim olamadıkları bölgeyi içeriden tahrip etmekti

İsrail’in bu on yıllık ateş dönemi hadiselerindeki rolü

İsrail; İran, Suriye ve Hizbullah’ın kendisi için yaptığı tehlikeleri doğru analiz ediyordu. Bunların kapasitelerini geliştirdiğini gözlüyordu ve 2006’daki yenilgisini unutmamıştı. Ve bu yenilginin Lübnan’ın sağlam direnişinden, Suriye ve İran’ın direnişe verdiği destekten kaynaklandığının da farkındaydı.

Bu nedenle Suriye devletinin her kim eliyle olursa olsun devrilmesini umuyordu, zira bundan sonraki krizi nasıl yöneteceğini biliyordu. Asıl hedefi Suriye Ordusunu tasfiye etmek, Suriye devletini devirmek ve Batılı projeye bağlı kalacak grupları ülkeyi yönetmek için iktidara taşımaktı.

Yüzeydeki tüm muhalefetin Arap petrol devletleri ve Batılı devletler tarafından finanse edilip desteklendiklerini ve medyanın bunlar tarafından nasıl seferber edildiğini hep beraber gördük.

Suriye’de özgürlük elde etmek istiyorsun tamam, ama bu özgürlüğü Batı ya da Siyonizm eliyle elde edemezsin, demokrasinin ne olduğunu bilmeyen Arap krallıklarının petrol parasıyla özgürleşemezsin. Gerçekten özgür olmak istiyorsan Direniş Eksenine katılmak zorundasın.

Direniş Ekseni ve Suriye Savaşı

Direniş Ekseni Suriye devletini çökertmeye dönük bir senaryo olduğunun farkındaydı ve bundaki amacın da Direniş Eksenini çökertmenin ilk sütunu olarak düşünüldüğünü biliyordu.

En başta hedefin cumhurbaşkanlığı, ordusu, halkı ve tüm bileşenleri ve coğrafi konumuyla Suriye yönetimi ve devleti olduğunu biliyordum, bunda hiç şüphe yoktur.

Bu nedenle başlangıçtaki mesele şuydu, kimi muhatap alıp konuşacaktık? İlk başlarda Direniş Ekseninin bir iç reform senaryosu olmadan harekete geçip müdahalede bulunması çok zordu, çünkü ilk gösteriler olurken bazıları “Bunlar da diğer ülkelerdeki benzer gösterilerden farklı değil” diyordu.

Fakat silahlı gruplar müdahil olunca, Suriye’deki işleri bitince başka yerlere de gelecekleri herkes tarafından anlaşıldı. Putin bu nedenle açıkça “Suriye’de bulunmamızın nedeni terörizm bize ulaşmadan onunla savaşmak istememizdir. Bu asıl nedenlerinden biridir” demişti.

Bu nedenle Suriye’deki çatışmaların başlangıcında,

Direniş şehre girip Kusayr’ı kurtardığında, Amerikan büyükelçisi [Robert] Ford birden fazla kez “Hizbullah Kusayr’a girer girmez senaryomuzun iflas ettiğini anladım. Biz bunu hiç hesap etmemiştik” gibi diye itiraf etmişti. AKP’nin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’da yıldırım çarpmışa döndü'... dünyanın emniyeti islama mualif parelel sünnü dinin ilahı şeytanın perdelendiği Büyük Orta Doğu Projesi maskeli siyasal hilafet projesinin Suriye topraklarına gömüldüğünü anladı.

Suriye Savaşını “dünya savaşı” olarak adlandırmak abartı değildir ve Direniş Ekseninin bu savaşı püskürtme zaferinin yankıları da küresel ölçektedir. Bu zafer küresel bir gücün yenilgiye uğratılması ölçeğinde büyük olacaktır. Al-Mayadeen, Enis Nakkaş Medyasafak. 04.03.2021

 

38.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.6

Iraklı Hristiyanlar, Haşdi Şabi'ye Minnettardır

El-Malume haber ajansının bildirdiğine göre Musul kiliseleri sorumlusu Raid Adil, Haşdi Şabi'nin IŞİD terörist unsurlarına karşı Iraklı Hristiyanları koruduğunu belirterek, "Iraklı Hıristiyanlar, Haşdi Şabi'ye minnettardır. dedi.

Musul kiliseleri sorumlusu Raid Adil, "Bu güçler, IŞİD'in Irak'ı işgali sırasında yıkılan kiliselerin yeniden inşasında çok yardımcı oldu." diye belirtti. 

Raid Adil, "IŞİD ile mücadele günlerinde Haşdi Şabi komutanlarının eylemlerini ve tutumlarını ve bu ülkedeki Hristiyan ailelere yardımlarını unutmayacağız." dedi.

Musul kiliseleri sorumlusu, Haşdi Şabi güçlerinin Iraklı Hıristiyanlara yardım etme eylemlerinin ülke tarihinin sayfalarında yer alacağını söyledi.

Raid Adil açıklamalarına şöyle devam etti: "Haşdi Şabi güçlerine ve ona bağlı gruplara karşı her türlü saygısızlığa tamamen karşıyız. Irak'ta IŞİD tarafından yağmalanan tüm Hristiyan ailelerin mal varlığını onlar iade ettiler."

Haşdi Şabi güçleri ise Irak'taki son IŞİD unsurlarına yönelik askeri operasyonlarına devam ediyor. Haşdi Şabi Teşkilatı, birkaç gün önce Kerkük'ün güneybatı bölgelerinde IŞİD'in kalıntılarını takip etmek ve yakalamak için Şehitlerin İntikamı Harekatı'nın başladığını duyurdu. Rasthaber 07.03.2021

 

38.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.7