Ehli Vicdan Sahipleri

Alemleri dua ve doğruluk üzerine bina eden Allah(cc) mülkünde ortakcı kabul etmez "insanların sınırlı iradesine bağlı“ yaratmış olduğu bütün olaylar islam üzerinden iki kurala bağlı gelişir.

İnsanların din ve vicdan hürriyeti yasalar ile güvence altına alınmış‘… ancak, dünyaları için islamı yırtıp tahrip edenlere, „dinin tahribine bağlı vicdani duyarlılığın yitirilmesi ile zulmün gelenekselleşip rahmet ve bereketin kalkması sosyal ve iktisadi yapının bozulması sonucu küresel ısınma ile ‘dünyanın kenarlarından yırtılıp‘ iklimin değişmesine zemin hazırladığı için“, yasal musamaha gösterilmez.

Yıl 27.01.1995 Eisenstadt Hapsane‘ye vekalet almak için görüşüme gelen Osman „Türkiye’de duymuşlar herkes bayram ediyor“ sen içerde hazırlanacakmışsın nasıl olacaksa, bizde bütün guruplardan çetrefelli/pislik adamları etrafımıza toparlıyoruz; yakında sana iki kitap gelecek ondan sonra bizde kesin tavır alacağız; dedi.

Gelen Kitap’ın birisi Kutup ama içeriği boş, ikinci kitap (İmam Rabbani takma isimli) Ahmed Sirhind,‘nin yazdığı, Mektupat‘ idi.

Mektupat’da yazılan mektupların birinde yazıyor; şeytanı yardımcı olan komutanın yapamayacğı yoktur‘… bir başka mektup’da yazıyor, İmamı Rabbani‘nin oğluna, hocası pazardan şüpheli yedirirmiş çocuğu yumuşatmak için. Ben o zaman Rabbani‘nin Mektubat Kitap’ını tahrip etmişler sandım; Mektupatı kabullenmedim. Kutup, kitapının içeriği’de boş, idi‘… şeytanı yardımcı edinsem (bu mümkün değil Ehl’i Beyt evlatları kabullenmez) çocukların şüpheli yemesini kabul etsem (oda mümkün değil) şeytan yaklaşıp haram ve şüpheli yedirip itikadı bozup amelleri zayıflatıp ‘alıp‘ Tutuklu bulunduğum davadaki suçu kabullendirip mahkemeler üzerinden yardımcılarının açığa çıkmasını önleyecekti‘…

Mektupatı kabullenmeyip şeytan’da yaklaşamayınca Osman ve karısı etrafına topladığı adamları ile içerde bana dışarda Çocuklarıma eziyet etmeye başlamış‘… vermiş olduğum mücadeleyi dışardan takip edenler’den Avukat tarih, 20. 09. 1995 Mahkemede Hakim Alfred Ellinger’e efendim Bayazit’ın dosyasını diğer insanlardan ayıralım, dedi‘…

Yani, Bayazit onları kabullenmedi onlarda Bayazit‘ın  çocukları ve ailesine eziyet ediyorlar; demek istedi.

-    Bu hali gören ve dinleyen Hakim Alfret Ellinger tercüman Nermin Dürdane’ye sordu; bak kafasına önünde ışık görüyormusun, dedi; Tercüman evet dedi‘… bu arada şeytan yaklaştı üfürdü; Hakim kalbini dönderdi yüzünü buruşturdu dilinin ucu ile tüf, diye tükürdü‘… O zaman burda kalıyor, dedi;

yani, Peygamberler zamanındaki olaylar devamlı aynı amaç için değişik usuller ile tekrarlanır;

Bayazit bunları kabullenmedi, bir daha bir „Sıffın (savaş) olayı“ tekrarlanmayacak „Kur’an ile aldatamayacaklar“ „bu defa soysuz münafıklar mahkemeler üzerinden imha edilecek‘… bu sefer yardımcılarını kurtaramayacaksın -dercesine- yüzünü buruşturup kalbini dönderip tüf, diye şeytana tükürdü‘… Mahkemeler için, Davut aleyhisselamın sapan taşı gib taşlara zemin hazırladı. Hacı Bayazıt

29slam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.7

Avrupa Âlimler Birliği Başkanı: Ümmetin en büyük iki musibeti ırkçılık ve mezhepçiliktir

Avrupa Âlimler Birliği Başkanı Molla Abdulkadir Aydın, Ümmetin iki büyük musibetle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, bunlardan birisinin ırkçılık bir diğerinin ise mezhepçilik taassubu olduğunu söyledi.

İslam ümmetinin içinde bulunduğu en büyük sorunların başında Âlimlerin ve Müslüman yöneticilerin sorumluluklarını layıkıyla yerine getirememelerinin bir sonucu olarak İslam ümmetini parçalayan fitneler olduğuna dikkat çeken Âlimler Birliği Başkanı Molla Abdulkadir Aydın, Âlimlerin sorumlulukları hususunda önemli uyarılarda bulundu.

Günümüzde Müslümanların yaşadıkları en büyük problemlerin başında ırkçılık ve mezhepçilik taassubunun geldiğini belirten Molla Aydın, ilim adamlarının sorumluluğu çok büyük olduğunu söyledi.

Molla Aydın, “Ulema mesuliyetlerini idrak ederek toplumların içerisinde fonksiyonlarını, mesuliyetlerini yerine getirmelidirler. Allah (cc) bilenlerle bilmeyenlerin bir olamayacağını bizlere söylüyor. Onun için ümmetin içinde bulunduğu bu sıkıntılardan kurtulmaları için çare ilim adamlarıdır âlimlerdir.” diyerek Âlimlerin görev ve sorumluluklarını hatırlattı.

Âlimlere büyük sorumluluklar düşüyor. Ümmetin varisleri olan âlimlerin bu halkların tek kurtuluş reçeteleri olduğunu söyleyen Molla Aydın, mesuliyetini idrak eden ilim adamlarına seslenmek istediklerini söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne olur kendimize gelelim, sorumluluğumuzu idrak edelim ve ümmetin hatta dünya insanlığının sorumluluğunu düşünerek mesuliyetin bize ait olduğunu bilelim. Allah’ın bu sorumluluğu ilim adamlarına yüklediğini unutmayalım. Bu noktada Allah (cc) bizlere büyük sorumluluklar yüklemektedir.”

Yaşanan büyük bir fitnenin sonucunda bu gün kendisine Müslüman diyen insanların gözlerini kırpmadan bir birlerini katledecek kadar cüretkâr davranmalarının, Müslümanların en büyük üzüntüsü ve elemi olması gerektiğini belirten Mola Aydın, “Camileri tahrip ediliyor, camilerde İslam adına Müslümanlar katlediliyor. Bunları yapanlar bunu ne adına yapıyor? anlamış değilim. Hâlbuki Allah (cc) bir insanı suçsuz yere öldürenin bütün insanlığı öldürmüş gibi olduğunu bize bildirmiyor mu?” şeklinde konuştu.

Bu sorunların çözümünü acaba kim gerçekleştirecek. Ey ilim adamları ey Alimler bu sorumluluk size aittir. Bu sorumluluk İslam ümmetinin önderlerine aittir. Bu sorumluluk İslam coğrafyalarındaki İslam ülkelerindeki şeyhlere alimlere aittir. Bu mesuliyeti idrak ederek bu sorumluluğun altına sizlerde bizlerde eliminiz koyalım. Allah (cc) ayette işaret ettiği üzere ilim adamlarına sorumluluk düşmektedir. Sessizliğimizi bir nebzede olsa ortadan kaldıralım mesajlarımızı sunalım. Şükürler olsun ki, imkanlar çoğalmıştır, teknik teknoloji çoğalmıştır, basın yayın çoğalmıştır.

Ümmetin sorunlarına çözüm üretilmeli. Âlimler  ve Müslüman idarecilere seslenerek, İslam coğrafyasına yaşanan sorunlara bir çözüm üretilmesinin elzem olduğunu ifade eden Molla Abdulkadir Aydın, Hz. Peygamberin ifade ettiği husus olan iki sınıf insana, Ulema ve Umeraya (Yönetici) değinerek, bu durumun İslam coğrafyasına bu gün artık ehemmiyet arz ettiğini ve bu iki sınıfın düzelmesi durumunda toplumun düzeleceğini dile getirdi.

“En faziletli Cihad zalimin karşısında hakkı haykırmaktır” Âlimlerin peygamberlerin varisleri olmaları hasebiyle zalimlerin karşısında susmalarının kabul edilemez olduğunu ve günümüz için de en büyük mücadele ve en faziletli Cihadın hakkı haykırma olduğunu söyleyen Molla Aydın, “ Bizim mesuliyetimiz çok büyüktür. İslam ümmetinin içinde düştüğü bu katliamlardan ve bu çilelerden kurtulma yolunu ve çözüm noktalarını âlimler ümmete sunmaları gerekir. Bir yerde bir sorun varsa, o sorunun çözümünde görevli olan kişi o işin ehli olan kişilerdir. Bu görevde tabiî ki idarecilerden de önce âlimlere düşmektedir. Âlimler hakkı söyleyecek, hakkın yanında yer alacaklardı.” dedi.

Ümmetin en büyük iki musibeti, Irkçılık ve Mezhepçilik. İslam ümmetinin şu an iki büyük musibetle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Aydın, “Şu an iki büyük musibetle karşı karşıyayız, birisi ırkçılık tehlikesi bir diğeri ise mezhepçilik tehlikesidir. Oysaki, İslam düşmanları Müslümanlara saldırırken ne ırka ne de mezhebe bakıyor. Onların hedef aldığı tek şey İslam ve Müslümanlar. Onlar kendi saraylarında otururken, Müslüman halkın kanı dökülüyor. Camiler de Müslüman kanı dökülüyor. Ümmetin bu sorununun mutlaka çözülmesi lazım. Bu halin muhakkak değişmesi gerekir.” dedi. İlka 14.07.2015

29.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.8

Ehl-i Beyt'in velayeti herkese sorulacak

Ahirette Ehl-i Beyt'in velayetinden herkes sorulacaktır. Şu ayetin içerdiği mana gibi: 'Durdurun onları (o insanları) çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.' Yani onlara Ehl-i Beyt'in velayetinden sorulacaktır

Ehl-i Beyt, Cenab-ı Hak tarafından seçilmiş ve sevilmiştir. Bunu ispatlayan pek çok ayet vardır. Onlardan bazılarını aktarmaya devam ediyoruz: "Resûlullah (s.a.a), Cenab-ı Allah tarafından tazyik mahiyetinde 'bildir' diye şu ayetle emrolunmadı mı: 'Ey Resul' Rabbin tarafından sana indirileni tamamen tebliğ et. Eğer tebliği tam yapmazsan, Allah'ın risaletini yerine getirmiş olmazsın. Oysa Allah seni insanlardan koruyacaktır.' (Maide/67).

Resûlullah (s.a.a) o tebliği Gadir-i Hum günü emre itaat ederek, yüz bin kişinin huzurunda yapmadı mı? Yaptıktan sonra da şu ayet-i kerime nazil olmadı mı: 'İşte bugün dininizi kemale erdirdim, nimetimi üzerinize tamamladım ve size din olarak İslam'ı kabul ettim.' (Maide/3).

Allah, onların velayetini açıkça inkar etmeğe kalkışıp, Resûlullah'ın (s.a.a) yüzüne karşı bağırarak, 'Allah'ım, eğer bu doğru ise üzerimize taş yağdır' diyen şahsın başına nasıl taş düşüp anında helak oldu. Ve bu olay hakkında mucize kabilinden şu ayet indi: 'Vuku bulmuş bir azabın tekrarını istedi birisi; kâfirler için olan bu azabı kimse engelleyemez.' (Mearic 1-2).

Ahirette Ehl-i Beyt'in velayetinden herkes sorulacaktır. Şu ayetin içerdiği mana gibi: 'Durdurun onları (o insanları) çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.' (Saffat / 24). Yani onlara Ehl-i Beyt'in velayetinden sorulacaktır.

Burada hiçbir gariplik yoktur, zira Cenab-ı Allah'ın, Peygamberini göndermesinin sebeplerinden biri de onların velayetidir. Bakın, bu mealdeki ayet ne diyor: 'Senden evvel gönderdiğimiz peygamberlerden sor.' (Zuhruf/45).

Hatta o öyle velayet ki Cenab-ı Allah "Kalu Bela" gününden beri insanlardan, onun üzerine söz (ahid) almıştır; aynen şu ayetin tefsirinde söylendiği gibi: 'Hatırla ki, Rabbin Ademoğullarının bellerinden zürriyetlerini çıkarıp, onları nefislerine karşı şahit tutarak, Ben sizin Rabbiniz değil miyim, diye buyurduğu zaman onlar da, bela (evet) Rabbimizsin, şahit olduk, dediler.' (A'raf/172). 'Ve Adem, Rabbi'nden tevessül kelimelerine nail olduktan sonra, Allah onun tevbesini kabul etti.' (Bakara/37).

Yine, 'Allah onlara azap verecek değil ya' (Enfal/33) diye buyurulan ayeti kerime... Kıskanılan insanlar da onlardır. Bu manadaki ayet de şöyle: 'Yoksa Allah'ın fazlına şayan olmuş insanları mı kıskanıyorlar?' (Nisa/54)." (Allame Abdulhüseyin Şerefuddin, el-Müracaat).Yenimesaj 18 Nisan 2016

29.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.9

Esad düşmanlığı kime ne kazandırır?..

İsrail Esad'a düşman çünkü İran'ın varlığından rahatsız, Esad'ı devirebilirse İran'ı yalnızlaştırıp vuracak!..Amaçları Suriye'de İsrail yanlısı bir yönetimi iş başına getirebilmek! Erdal Sarizeybek @E_sarizeybek 15.08.2018

AKP ABD ile aynı amaca hizmet eder;

alemlerin emniyeti islamın beli omurgası maneviyatın merhamet marifet kaynağı Hüseyni meşrep direniş cephesinin dünyayı maneviyat v adalet asrına hazırlamasının önünü kesmek için; direnişin altın halkası Suriye'yi bölmek veya rejimi değiştirmek. Haci Bayazit @hacibayazit 15.08.2018

29.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.10

Papa’nın Danışmanı: İmam Ali (a.s) İnsanlık ve Adalet’in Sembolüdür

SHAFAQNA-Vatikan’ın  danışmanı ve elçisi Sonmar Ghanem Talkeef ve beraberindeki heyet, İmam Ali(a.s)’ın Türbesini ziyaret etti.

İmam Ali(a.s)’ın Türbesinin Halkla İlişkiler Bölümü personeli tarafından samimi bir şekilde karşılandı.Türbeyi ziyaret ederek gezen ve türbe hakkında bilgi alan Papa’nın danışmanı İmam Ali’nin barış Timsali olduğunu, İnsanlığın ve Adaletin İmamı olduğunu belirterek  Türbesini ziyaret etmenin büyük bir onur olduğunu söyledi. Ayrıca Türbe görevlilerinin  sıcak karşılama ve  misafirperverliğini takdir ediyorum” dedi. 09.Ocak.2019

29.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.11

Allah'ın selamı rahmeti alemlerin emniyeti islamın beli ve omurgası maneviyatın merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni meşrep direniş cephesi ile masum ve mazlumların üzerine oılsun!

Ehli vicadan sahipleri bu alemde bütün olaylar İslam üzerinden iki kurala bağlı gelişir… 28. Şubat 1997‘de islamın en büyük düşmanı “islamı siyasallaştırıp içini boşaltan“ ‘siyasal islamcıların‘ Türkiye uzantısı Milli Görüş‘ün Hükümet'den uzaklaştırılmasını kabullenemeyen ABD, Milenyum, İstanbulu İşgal Tatbikatı Yaptı. İstanbulu işgal tatbikatı yapan ABD çok geçmeden her kim “Allah’ın dinini tahrip eder, tahrip edene yardım eder ise, Allah(cc) onları bilmediği yerden ateşine sürükler hükmünce“, ekenomik girize girip dükkanı kapatıp yüz binlerce insanını işden çıkardı ücretsiz izine ayırdı‘… ama buna rağmen Ülkedeki işbirlikcileri üzerinden İstanbulu siyasi ve iktisaden işgal etti. Nihayet, Allah'ın izni ile Ekrem İmamoğlu partisi ve ittifakları ile ‘ikinci defa‘ işgali sonlandırıp İstanbulu feth eyledi. „Şimdi dünya ve abd basını“ diyorki, İstanbul Belediyesi'nde Hak Hukuk Kural tanımaz, bir parti etrafında Oligarklar oluşup Halkın Hakkını yağmalamışlar!

Ehli Vicdan Sahipleri bir Ülke veya Belde Feth edileceği vakit O Ülke ve Beldenin idarecileri işgal gücüne dönüşmüş olur; işgalin berterafı için ‘O Belde ve Ülkeyi Feth edecek mücadele ekibi‘de Maneviyat ve Adalet burcun'da olur‘, böylece Allah(cc) işgal altında kalmış beldenin feth'ini, Maneviyat ve Adalet burcundaki ‘ekip ordu oluşuma‘ nasip ederek, onları şereflendirir.

Selam olsun; İstanbul, Ankara ve birçok beldenin işgalallerini sonlandıran Allah'ın arslanları ve ekibinie! İnşAllah, Ülkede ‘dine son derece saygılı dinin istismar ve tahribine son derece karşı‘, Küvvetler ayrılığına tam bağlı bağımsız kurumlar üzerinde Devlet yeniden inşa edilir; Hak hukuk ve liyakatı rehber edinmiş, ülkenin bütün ihtiyacını karşılıyabilecek üretime dayalı manen fikren ve zahiren -direniş ekenomisine sahip- tam Sosyal Demokrat bir hükümet kurulur Ülke ve Bölge üzerinde insanların yüreğini ısıtıan rahmet ve bereket rüzgarları oluşur. hacı bayazıt 22.04.2019

Akıl sahipleri; AKP eli ile YSK üzerinden 31 Mart İBB Seçim sonucu ile seçilmiş İBB Başkanı İmamoğlu'na darbe yapılmasının 3 nedeni vardı. İlki AKP fetö'nün siyasete boyanmış yanı, fetö gibi sürüklendi fetö kalkışmasını YSK üzerinden tekrarladı, 23 Hazıran'da sonucunu görecek. İkincisi AKP, Irak'da Libya'da Süriye'de Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı uğruna, katledilmiş milyonlarca insanın birinci derece sorumlusu, bu insanların ahı vebali akp'yi kuşatıp „nefretin artması için" sürükledi. Üçüncü nedeni Devletin ordusunun hallaç pamuğu gibi dağıtılıp, siyasi ve iktisaden çöküp işgal edilmesi, kurumlarının tarımar edilip yağmalanması sonucu oluşan, Ülkede'ki siyasi buhran bir siyasi lidere gebe idi Ekrem İmamoğlu doğdu, İmamoğlu'nun tam ve kamil olarak hazırlanmasına zemin için… İyi bilinsinki bu alemde Allah(cc) hiçbirşeyi sebepsiz yaratılmaz. Hacı Bayazıt 31.05.2019

29.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.12

Puta tapmış gibidir

Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) İmam Ali Efendimizin velayetini ve imametini kabul etmeyeni puta tapmışa benzetmektedir. Hz. Peygamber Nübüvvetin başından itibaren her zaman ve her zeminde kendi vasisi ve Müslümanların kendisinden sonraki imamı olarak Hz. Ali Efendimizi sürekli tanıtmış ve hep gündemde tutmuştur. İmam Ali, ayetlerle Allah tarafından ilan edilen imamdır. Hakkında 300'ün üzerinde ayet ve binlerce hadis vardır. O, Hz. Peygamber'e açılan ilim kapsıdır. Tüm üstün meziyetler şahsında toplanmıştır, sadece adı peygamber değildir.

Sahabenin büyüklerinden ve Kur'an müfessirlerinden Abdullah bin Abbas hazretleri şöyle buyurdu: "300 ayetten daha fazlası Ali'nin fazileti hakkında inmiştir!" Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurdu: "Kur'an dört çeyrek üzere indi. Bir çeyreği biz Ehl-i Beyt'in fazileti hakkında indi; bir çeyreği biz Ehl-i Beyt'in düşmanlarının zemmi hakkında indi; bir çeyreği peygamberlerin hayatlarından ve nasihatlerinden indi; bir çeyreği ise Allah'ın insanlara çizmiş olduğu kanunları göstermek için inmiştir."

İmam Ali Efendimiz ilmin zirvesidir ve konuşan Kur'an'dır. Hz. Peygamber tarafından hadis yazılması tüm sahabeye yasaklanırken, "Yaz ya Ali" denilerek vazife İmam Ali'ye verilmiştir. Hz. Ali'ye, evlatlarına ve Ehl-i Beyt'e dayanmayan hiçbir hadis sahih değildir. Ehl-i Beyt'i anlamadan ve yaşamadan ve dahi Onları öz nefsimizden ve evlatlarımızdan daha öte sevmedikçe ne iman etmiş sayılırız ne de tam manası ile Müslüman oluruz. Hz. Peygamber ve ailesi İslam'ın ve imanın temel en birinci rüknüdür. Kıyamet sabahı ilk sorulacak soru Ehl-i Beyt sevgisi olacaktır. Çünkü Peygamberlik vazifesinin amacı da; ayet-i kerimede belirtildiği üzere Ehl-i Beyt sevgisidir.

"De ki, Ben bu (peygamberliğimi tebliğime) karşılık yakınlarıma, Ehl-i Beyt'ime sevgiden başka sizden hiçbir ücret istemiyorum." (Şura, 23). İmam-ı Muhammed el-Bakır hazretleri, Ehl-i Beyt'in esas değerini şöyle anlatmıştır: "Ey insanlar! Peygamberinizin Ehl-i Beyt'ini Allah, kerameti ile şereflendirdi, hidayeti ile izzetli kıldı ve dinine onları seçti. Onları, ilmi ile herkesten üstün kıldı ve ilmini de onlarda makam kıldı. Gayb ilmini de onlara açtı. Kendileri dininin direkleri; yeryüzünün dengeleri ve O'nun emri ile kaim olanlardır. Kendileri dine, hakka davet edenler ve hak ile hükmedenlerdir. Kendileri yıldızlar gibi olup, takip edilmesi gereken yoldurlar. Kendileri tertemiz kılınmış zürriyet ve orta yolun imamlarıdırlar. Kendileri, en yakin olan sırat, en doğru olan yol, seçilmiş olanların ziyneti, enbiyaların varisleri, birbirine bağlı olarak gelen zürriyet, mü'minlere koruyucu olan mağara, hidayete erenlerin göz nuru ve kendilerine sığınanlara bir koruma olanlardır. 

Kendilerine teslim olanlara da eman yeridir onlar. Kendileri, onlara bağlananlara kurtuluştur. Onlara bağlanan kurtulur ve onlara düşman olan ise helak olur. Kendilerine tutunanlar şüphesiz olarak kurtulmuşlardır. Kendilerinden başkalarına tutunanlar da şüphesiz olarak dinden çıkmışlardır. 

Kendileri, insanların onunla müptela kılındıkları kapıdırlar, kim o kapıdan içeri geçerse kurtulur ve kim onu inkâr ederse düşüp yok olur. Kendileri, selamet yurdu gibidirler, içine giren selamet ve imana geçmiştir. Kendileri, Allah'a davet eder, O'nun emri ile amel eder, O'nun kitabı ile hükmeder ve O'nun ayetleri ile irşat ederler.. Kendileri, en güzel budak, mübarek olan ağaç, ilmin madeni, hilmin iltihak ettiği yer, risaletin indiği mahal ve meleklerin inip çıktığı evdir. Kendileri rahmet ve bereketin Ehl-i Beyt'idir. Allah, onlardan her türlü pisliği giderip, onları tertemiz bir halde kılmıştır!" 

Ayet-i kerimenin açık hükmüne göre Ehl-i Beyt imamları Allah'ın isteği üzerine her türlü pislikten; şirkten, iki yüzlülükten, günahlardan, yalandan, iftiradan… Tertemiz kılınmışlardır… Peygamber Efendimiz gerekeni Veda Haccı'nda ve Gadir Hum gününde ikmal etmişti. Ümmetine ancak tertemiz olan Kur'an-ı Kerim'i ve Ehl-i Beyt'ini vasiyet etmişti.

Resûlullah (s.a.a) buyurdu ki: "Adem, Allah'a şöyle yalvarmıştı: 'Ey Rabbim, Muhammed (s.a.a), Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin hakkı için beni bağışla.' Allah da bu yalvarışından dolayı O'nun tövbesini kabul etti." Her daim duamız Hz. Adem Aleyhisselam efendimizin duası olsun. Adem Birinci 14.06.2019

30.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

Suriye Dışişleri: Suriye'ye Türkiye Üzerinden Giriş Yapan Militanlar Aynı Yoldan Geri Dönmeli

Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdül Munem, Suriye'ye 80'den fazla ülkeden gelen militanların ülke topraklarına Türkiye üzerinden giriş yaptığını ve aynı yoldan geri dönmeleri gerektiğini belirtti.

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Munem, Suriye'de mevcut bulunan militanların 80'den fazla ülkenin vatandaşı olduğunu ve Türkiye üzerinden geldiklerini belirterek, bu militanların İdlib'den çıkıp aynı yoldan geri dönmeleri gerektiğini ifade etti. Munem, militanların yakınlarının akıbetiyle ilgili soruya "IŞİD militanlarının sayıları yaklaşık 65-70 bini bulunan eş ve çocukları Bagoz'daki askeri operasyon tamamlandıktan sonra kamplara gönderildi" dedi.

Tüm bu terörüstlerin, kadınların ve çocukların geldiği sorusunun akıllara geldiğini kaydeden Munem, yanıtın 'Türkiye toprakları üzerinden' olduğunu savundu. Munem, İdlib'deki sorunun çözümü için ise şu formülü önerdi: "Suriyeli olmayan militanlar, Türkiye üzerinden ülkeyi terk etmeli. Suriyeli militanlar da ateşkes sürecine dahil olmalı, Suriye hükümeti ve ordusu ülke topraklarının tamamını kontrol etmeli." Rasthaber 24.09.2019

30.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.2

Hükümet kurma yetkisi Kurz’da

CUMHURBAŞKANI Van der Bellen, seçimlerin kazananı ve parlamentoda en büyük gruba sahip ÖVP Genel Başkanı Kurz’a hükümet kurma görevi verdiğini açıkladı. Kurulacak hükümetin Avusturya’yı ve Avrupa’yı güçlendirecek, küresel ölçekte Avrupa Birliğini (AB) ileriye taşıyacak bir iktidar olması gerektiğini vurgulayan Van der Bellen’... “gelecek yönetimin en önemli önceliğinin iklim değişikliği konusu olması gerektiğini belirtti.”

Yargının Bağımsızlığı Vurgusu!

Van der Bellen, son aylarda emniyet, istihbarat birimlerinin yanı sıra hukuk alanında yaşanan bazı gelişmelere işaret ederek, “Yargının bağımsızlığı Avusturya anayasasında yüksek bir değerdir” görüşünü paylaştı. Ülkede güvenin yeniden inşa edilmesi ve iyi bir yönetimin kurulması için bütün siyasi partilere çağrıda bulunan Van der Bellen, koalisyon görüşmelerinin doğru, şeffaf ve dürüst şekilde yürütülmesi gerektiği uyarısında bulundu. Hurriyet 07.10.2019

30.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.3

Roma Kilisesi Başpiskoposu'ndan Nasrallah ve Hizbullah Çıkışı

Sebastia'daki Roma Ortodoks Kilisesi Piskoposu, Seyyid Hasan Nasrallah ve Hizbullah'a yapılan hakaretlere karşı çıktı. Sebastia'daki Roma Ortodoks Kilisesi'nin piskoposu Mataran Attaullah Hana, sesli bir mesajında; Hizbullah ve Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'a karşı herhangi bir hakarette bulunulmasına karşı çıktı. Piskopos Mataran Attaullah Hana şu ifadelerde bulundu: ‘Seyyid Hasan Nasrallah ve Hizbullah, Suriye'deki Hristiyanların varlığını savunmada büyük rol oynadılar ve Seyyid Hasan Nasrallah ve Hizbullah'a yapılan hakaretleri reddediyoruz. Kilisenin, Hizbullah'a ve özel bir yeri ve saygınlığı olan Genel Sekreterine hakarette bulunulmasına alet edilmesine karşıyız.’ rasthaber 10.12.2019

30.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

Alparslan Kuytul tahliyesinin ardından Ankara'ya sokulmadı. Sol Haber @solhaber 06.12.2019

Bop eş Başkanı,

Bop'un altını oluşturmak için kardeş komşu devlet Suriye’ninn dirliğin birliğine saldırır ilken gıkı çıkmıyordu, 'ne zamanki akp'li belediye konferans için yer vermedi' hemen Akp'ye mualif oldu, muaviyenin takipçisi şeytanı hizbi 'bulanık gölde balık avlıyan' din bezirganı. Haci Bayazit @hacibayazit 06.12.2019

30.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.5

Hasan Nasrallah'tan Kasım Süleymani Mesajı

Hizbullah genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Genel Komutan Yardımcısı Ebu Mehdi El Mühendis şehadetlerinden dolayı tesliyet mesajı yayınladı.

Hasan Nasrullah mesajında bu iki büyük komutanın şehadetine imreniyorum dedi'... Hasan Nasrallah‘Amerikalılar’ın bu büyük suçla hedeflerinin herhangi birine ulaşamayacaklarını’ söyledi. Süleymani’nin amaçlarını gerçekleştirmek için onun yolunu takip edeceklerini belirten Nasrallah, ‘tüm savaşçıların katillere adil bir ceza vermenin sorumluluğunu taşıdığını’ dile getirdi. Nasrallah, "Bu suçlu katillere uygun cezanın verilmesi dünyanın her tarafındaki bütün direniş savaşçılarının sorumluluğu ve görevi olacaktır” dedi. Rasthaber 03.01.2020

30.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.6

Uluslararası Direniş Ordusu Kuruldu

Nuceba Hareketi Genel Sekreteri, Amerika askerlerinin bölgeden derhal çıkması gerektiğini vurgulayarak, direniş cephesinin cevabının güçlü ve koordineli olacağını belirtti.

Nuceba Hereketi Genel Sekreteri yaptığı konuşmada, Şehit Kasım Süleymani’nin şehadetinden dolayı baş sağlığı dileyerek şu ifadelerde bulundu: ‘İslam’ın bu cesur komutanının şehadeti, bütün direniş cephelerini, dünyada mazlumların haklarını savunanları ve müstekbirlere karşı özgürlük savaşçılarını yasa boğmuştur ama daha basiretli ve güçlü olacağız.

Şehit Hacı Kasım Süleymani bir yol değildi ki şehadetiyle kapansın, O, bir düşünce ve söylemdi ve Kudüs kurtarılana kadar elden ele aktarılacaktır. Dünya ulusları için direniş ya da aşağılama olmak üzere sadece iki yol vardır! Biz, direniş yolunu seçtik ve bu yolda, Allah’ın adamları için en iyi son şehadettir.

Amerika Birleşik Devletleri, stratejik bir hata yaparak ilahi vaatlerin yerine getirilmesini hızlandırdı ve bu hatanın cevabı, Amerikalı öğrencilerin ders kitaplarında öğretilecek bir ders olacaktır.’

Şeyh Ekrem el-Kabi, terörist rejim Amerika’yı, Batı Asya bölgesi tarihini gözden geçirmeye çağırarak şunları söyledi: ‘Bugün bu bölge artık sizin ayrıcalık alanınız değildir. Bugün küresel denklemler değişti ve yeni uluslararası düzende direniş hegemonyasına şahit oluyoruz.

Bugünkü Orta Doğu, Direniş İmparatorluğu bölgesidir ve başkenti de İran İslam Cumhuriyeti’dir; Amerika’nın Bağdat Havalimanı'ndaki terör operasyonlarına verilecek tepki de bu imparatorluğunun liderleri tarafından tartılmış, güçlü ve koordineli bir yanıt olacaktır.’

Nuceba Hareketi Genel Sekreteri, ABD Ordusu Deniz Piyadelerini uyararak şu ifadelerde bulundu: ‘Hemen yuvalarınıza dönün ve tabut yapmaya başlayın, çünkü Uluslararası Direniş Orduları, Amerika Birleşik Devletleri terörist kuvvetlerine ezici ve planlanmış bir yanıt vermek için oluşturulmuştur.’

Şeyh Ekrem el-Kabi konuşmasının devamında Trump’a şu tavsiyelerde bulundu: ‘Direniş Cephesinin bayraktarı hakkındaki literatürünü yeniden gözden geçir ve saçmalamaktan çok askeri planlara bak ve unutma ki, direniş cephesinin stratejik derinliği, Siyonist rejimin stratejik derinliğinden 28 kat daha uzundur.’

Nuceba Hareketi Genel Sekreteri, direnişin savaş alanındaki teknik, taktik ve lojistik ilerlemesine vurgu yaparak şunları söyledi: ‘Silahlarımızın barutu artık fişek değil ve direniş grupları artık Batı Asya'da sahte İsrail rejiminin yapay hayatını bir saatten kısa bir sürede sona erdirebilecek en gelişmiş ve nokta atışı yapan füzelerle donatılmıştır.

Yarın bu gaspçı rejimin yıkımını hayal etmeye gerek yok; yıllar önce Atacama Çölü'nün görüntülerini yayınladık ve bugün Hacı Kasım Süleymani’nin şehadetiyle, aziz Kudüs'e çok daha yakınız.’

Ekrem el-Kabi daha sonra Batının stratejik düşünce kuruluşlarının başkanlarına seslenerek şunları söyledi: ‘Teorik yorumlarınızı bırakın ve yeni dünya düzeninizin çöküşüne yakından bakın. Güvenlik ikileminizi, toplamı sıfır olan bir oyuna dönüştüreceğimizi bilin ve eğer bu oyunda kaybeden varsa, bu kesinlikle Sam Amca'nın askerleri olacaktır.

Yeryüzü ve gökyüzünün Rabbine yemin olsun, Nuceba’nın ve bütün direniş gruplarının sabrı bir emirle kırılacaktır ve işte o an, hatta bir sonraki eylemi düşünecek gücümüz bile olmayacaktır.

General Kasım Süleymani’nin ve Ebu Mehdi’nin pak kanına yemin olsun, öyle bir darbe vuracağız ki, askerlerinizin sığınacağı ve kaçacağı tek yer, çöldeki hayvanların karnının altı olacaktır. Bizim meydanların adamı olduğumuzu ve kapıya vur döneminin artık sona erdiğini unutmayın.’ Rasthaber 08.01.2020

31.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft,

Washington'un Tahran'a "ön koşulsuz müzakere" teklifinde bulunduğunu, İran için "dünya ile uyumlu, refah ve güzel bir gelecek istediklerini" açıkladı.

1) Emperyalizm "tokat"tan anlar.

2) Tahran, yaptırım kalkmadan müzakereye oturmaz. Mehmet Ali Güler @MaliGuller 10.01.2020         

İran abd ile müzakere yapmaz;

direniş cephesi abd'yi bölgeden kovalayacak akp'yi aşağılanmış olarak kovacak; böylece onurlanıp dünya halkı ile kucaklaşacak! Dünyanın kaderi Suriye direnişi üzerinden yazıldı; yaşayan şehit Süleymani'nin şehadeti beklenen gelişmeyi hızlandırdı. Haci Bayazit @hacibayazit 10.01.2020

31.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.2

Bugünler Tarihin Dönüm Noktasıdır

Bugünkü Tahran cuma namazı İmam Hamanei’nin imamlığında başladı. Devrim Lideri'nin cuma hutebesindeki konuşmasının satır başları şöyle: Geçen iki hafta özel ve maceralarla dolu günlerdi; İki hafta içinde İran halkı ders çıkaracak acı ve tatlı olaylar yaşandı.

İran'da 10 milyon ve Irak'ta yüz binlerce insanın, Kudüs Gücü Komutanı Süleymani’yi son yolculuğuna uğurlamak için sokaklara dökülmesi Allah günlerindendir. Devrim Ordusu'nun Amerikan üslerine ağır bir darbe indirmesi Allah günlerindendir. Bu günler tarihin dönüm noktasıdır. Tarih yazılacak günlerdir. Bunlar normal günler değil.

Bu günler bitecek, ama bu günlerin etkisi uluslar üzerinde kalacaktır. Siyonist medya imparatorluğu komutanımızı (Şehit Korgeneral Süleymani) terörle suçlamaya çalıştı, fakat Yüce Allah sahaneyi istediklerinin tam tersine çevirdi. ABD yaptığı terörle büyük skandal yaşadı. Onlar terörle mücadele alaındaki en büyük kahramanı şehit ettiler.

Korgeneral Kasım Süleymani’ye yapılan terör saldırısı korkakça bir eylemdi ve ABD’yi rezil etti. ABD Başkanı terörü itiraf etti. Bundan başka büyük bir skandal var mı? Kudüs güçleri her şeyi göze alarak bölge uluslarına yardım ediyorlar. Savaş ve terörü vatanımızdan uzak tutuyorlar. Aziz komutanımıza hakaret eden birkaç kişi İran halkı mı, yoksa cenaze törenine katılan milyonlarca insan mı?

Amerikalılar İran halkının yanında olduğunu söylüyorlar, onlar yalan söylüyorlar. Aslında İran milletini hançerlemek istiyorlar. “Ne Gazze ne de Lübnan” sloganıyla aldananalar İran uğruna refahları ve çıkarlarından vazgeçemediler.

Amerika'ya büyük bir darbe indirildi. Tabii ki askeri açıdan etkililiydi. Ancak daha önemli konu ABD’nin prestijine ve süper güç imajına darbe vurulmasıdır. ABD yıllardır Suriye, Irak, Lübnan ve Afganistan'da darbe alıyor.

Bunlar hiçbir şeyle telafi edilmez. Şimdi (İran karşıtı) yaptırımları yoğunlaştıracaklarını açıklıyorlar, ancak bu Amerika'ya itibarını geri kazandırmaz. Ülke genelindeki insanlardan duyulan intikam çığlıkları, ABD üssünü yerle bir eden füzelerin intikam çığlıklarıydı. İran halkı direnişten yana olduğunu ve teslim olmaktan kaçındığını gösterdi.

Düşmanın müzakeresi hile ve sahtekarlık karışımıdır. Müzakere masasının arkasındaki beyefendiler Bağdat Havalimanı'ndaki teröristlerdir. Müzakereden korktuğumuz yok ama ABD ile (müzakere) olmayacak. Kendimizi daha güçlü yapmamız ve ekonomimizi petrolden arındırmamız lazım. Rasthaber 17.01.2020  

31.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.3

İran İslam Cumhuriyeti         Wien, 18.01.2020

Allah’ın selamı rahmeti dünyanın emniyeti islamın beli ve omurgası ‘maneviyatın’ merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni meşrep direniş cephesi ile masum ve mazlumların üzerine olsun.

Bismillahirrahmanirrahim

انا لله و انا الیه راجعون

(Hepimiz Allah’tan geldik ve dönüşümüz yine O’nadır)

Dünyanın güvenik kuşağı direniş cephesinin Serdarı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Genel Komutan Yardımcısı Ebu Mehdi El Mühendis şehadetlerinden dolayı üzülerek İmam Hamanei’ye, şehitlerin ailelerine, yakınlarına ve arkadaşlarına baş sağlığı diliyorum.

Allah(cc)ın verdiği ömür ne uzar ne kısalır; Allah(cc) masum ve mazlumların yüreğini ısıtan rahmet rüzgarı Asrın Serdarı Kasım Süleymani kullarını şehadet ile nimetlendirirken kanı ile de mülkünde kendine meydan okuyan, ortak koşan düşmanlarını boğar; muaviyeni takipcisi şeytanın hizbi peşinde ordan oraya savrulan abd’li siyasetciler bu hali anladığı zaman kaçacak vakitleri olmayacak.

Allah’ın gazabı bir ülke ve toplumun yapmış olduğu zulumden dolayı o ülke ve toplumu kuşatacak ise; o ülke ve toplum dünyanın güvenlik kuşağı hilal cephesine musallat olur’... bu alemde hiçbir şey tesadüfen olmaz; baskı ve haksızlığa maruz kalan ülke ve toplumun maneviyat ile yatırıma adalet ile savunmaya yönelip maneviayat ve adalet asrına yükselmesi belli’ki Allah(cc)ın dileği’dir...

Haksızlık ve baskıyı siyaset aracı yapan asrın fravunlarını cephede bozguna uğratmak için ‘cephe gerisini boşaltmak’ onların kızıldenizi, halkın kurtuluşu, manevi fikri ve fiziki ilmin kaynağı Hüseyni meşrep direniş cephesinin onurudur.

Allah(cc) mülkünde ortakcı kabul etmez!

Alemdeki herşey ‘din ahlak maneviyat dairesinde’, iki kural bağlamında; Vahy’in/ışığın (dinin içi haram ve şüpheliden korunarak) öne aklın/gölgenin arkaya alınması  kalbin maneviyat ve adalete meyletmesi insanların din‘e uyması ile Rahmani Hal hz Ali efendimiz meşrebin‘de Peygamber efendimizin izine düşüp Allah’ın hesabına hazırlanması ile gercekleşir.

Veya

aklın/gölgenin öne Vahy’in/ışığın arkaya alınması kalbin siyaset ve menfate meyletmesi din’in insanlara uydurulması  ile şeytani Hal muaviye meşrebin‘de insanların şeytanın hesabına hazırlanıp izine düşmesi ile gerçekleşir… ancak insanların şeytanın izine düşmesi sonucu Allah ile arasındaki bağ kopar; böylece şeytanı ilah edinenler, “Allah’ın hesabı/adaleti gereği” dünyada ve ahiretde kaybedenlerden olur.

Bu iki kural asla bir araya gelmez; ve sonuçların gelişmesi sadece zaman ile ilgilidir ama Allah’ın vadi/adaleti gereği asla değişmez... açıkcası, belki ibret alırlar diye Allah (cc) bazı olaylar (Ehl'i Beyt) üzerinden alemi imtihana çeker muaviyenn takipcisi şeytanın hizbini berteraf eder. Hak hakikat arınmış ehli maneviyat ve adalet asrına insanları hazırlar iken siyaset menfat mazlahat ehli devamlı baskı zülüm ve yıldırma usulleri ile karşı gelir... yani onlar Ehl'i Beyt üzerinden din'in hakikatına karşı gelir; böylece Hak ile Batıl  Helal ile Haram kazanan ile kaybeden ayırt olur. Hacı Bayazıt

Allah’ın selamı rahmeti alemlerin emniyeti islamın beli ve omurgası maneviyatın merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni meşrep direniş cephesinin ana üssü İran İslam Cumhuriyeti’nin dini lideri İmam Hamanei’nin üzerine olsun... Allah’ın selamı rahmeti; ilah edindikleri şeytanı abd ile örten; abd’yi füzeler ile vurup ilahlarını öldüren İmam Hamanei’nin üzerine olsun. Hacı Bayazıt Wien, 18.01.2020

31.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

An das                                                         Gz: ----- ------ - --

Sivil Eyalet Mahkemesi Wien                                Wien, --.--.----

Durum

Davacı: Haci Bayazit

            Gschwandergasse 45/4, 1170 Wien

Davalı:  Mehmet Cemil Sahin

Konu:   1.) Bu davanın dini-sosyal boyutu hedefine ulaşmıştır.

2.) Öte yandan, 'kötü niyetli ve nitelikli sahtekarlıkla' dolandırılmış hakkımın iadesi için gerekli düzenleme.

Nedeniyle: Sebep gelişme sonuç bağlantı sonucu davanın olağan üstü boyutu mahkemeler üzerinden açıklanıp tarihe yazıldı… yani, bir daha tekrarlanmaması için ifşa ile berteraf edildi.

Temyiz süresi içerisinde Wien Bölge Mahkemesinin 10.01.2020 zu 20 Cg 19/01p -72 (=20 Cg 19/01p) tarihli kararın kaldırılması

A N T R A G

sıradan temyizin kabuledilebilir olmasını sağlamak için sözün değiştirildiği.                                                                    

Açıklayıcı Nedenler

Konu: Tarih 03.03.2014 Antrag Yargıtay Wien. Wien Sivil Bölge Mahkemesi “03.03.2014 tarihinde yaptığınız Değiştirme Antragı; tarih, 06.03.2014 işlemin devamı için temsilcinize gönderildi.” cevabı geldi. Aradan geçen zaman’da temsilci önceden olduğu gibi hak ve hukukumu oyaladı/engelledi.

Wien’de görülmekte olan bu dava Allah’ın insanlara rahmeti’dir.

6 Ob 133/04h Yargıtay, Tarih 24. Juni 2004 kararından sonra Hakim Hans Sperl ile görüştüm. Bana, Biz oğlan/şeytanın süleymancılar’dan geldiğini sanıyorduk; dedi. Ben, Evet, süleymancılar şeytanın sağ ayağı ama ırkcılığı temsil eden M.Cemil Şahin ırkçılığı temsil eden şeytanın fitne elidir ve vekaleti M.Cemil Şahin istismar edip haklarımı üzerine geçirmiş, dedim.

Hakim Hans Sperl Antragın üzerine “Dava içeriği Yanlış“ olduğunu yazdı..,

yani,

bu soysuzlar ilk üç halife, Ebu Bekir, Ömer ve Osman devrinin üstünü karaltıp müslümanın (insanların) Ehl’i Beyt üzerinden imtihanın gizleyip rahmet Peygamberinin soyuna zulmederek sünnü diye bir din geliştirmişler, temsilciyi’de yandaş yapıp Mahkemeye Kumpas kurmuşlar; demek istedi.

Hak asla kaybolmaz, sahibini takip eder ... Gelişen sebepler ve kanıtlar ile sahibini bulun.

Hernals Bölge Mahkemesi 12 Mart 2002 tarihli kararla, dengeli, mantıksal ve bilimsel kanıtlara dayanmayan ısmarlama Rapor ile Kanunu'nun 273. Bölümü uyarınca, Wolfgang Blaschitz’i “Mahkeme önünde ‘ilgili kişinin‘, açtığı davalarla ilgili olarak temsili” temsilci olarak atayarak davalarımı engelleme yolu ile; insanların uyanmaması için pozisyon aldı ...

Ama Mücadelemin, sebep gelişme sonuç bağlantısının bir sonucu olarak; devlet, önceki 100 yıllık Sünni İslam anlayışının “İslam Olmadığını“ islama mualif paralel İslam olduğunu anlamıştır; ayrıca Hükümet 2018 yılında islamı tahrip eden bu gruplara karşı bir savaş başlattı. Bu gelişme nedeniyle, Hernals Bölge Mahkemesi temsilciyi iptal etti ‘... yani, bu davanın dini-sosyol boyutu hedefine ulaştı.

A N T R A G

1.)19 yıllık süre içerisinde Olağanüstü davanın dini-sosyal boyutu hedefine ulaştı.

2.) Tamamlanma, 'kötü ve niyetli ve nitelikli sahtekarlıkla' dolandırılmış hakkımın iadesi için gerekli düzenleme.

uygun Temyiz

Ve olağan temyiz incelemesi için gerekçelerim.

Temsilci (Sachwalter) değişen iki Avukat arasında Mahkemeye verdiğim delilleri gölgeleyip M.Cemil Sahin‘in (şeytanın) telkinleri ile 20 Cg 19/01p anklagenin arkasını açık bıraktı… yani, düzenlenen ilk anklageden,

M.Cemil Şahin'in tarih, 27.01.1995 soruşturma süresinde tutuklu olduğum Ayalet Mahkemesi Eisenstadt'a  habersiz getirdiği Noter ile tercüman olmadan Benden aldığı Vekaleti  “suistimal ve nitelikli dolandırıcılık“  ile kullanıp %10 hissemi üzerine geçirmesini  Anklageden çıkartıp, Anklagenin arkasını açtı... Bu nedenden dolayı M.Cemil Şahin  € 50.870.99 (PM 700 000, -) ilave % 10 hisse bedelini (€ 7259) Sachwalterin dolaylı engellemesi ile ödemedi. 

Deliller:

SV değerlendirmeler,

açıkça kanıtlanmış başka kanıtlar

Bu nedenle aşağıdakileri sunuyorum                         

                        uygulamalar

Yukarıda gerekçelendirilen usul kuralları ile antargımın onaylanmasını talep ederim.

Saygılarım ile

Haci Bayazit

31.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.5

Haci Bayazit                                 GZ: -- ----/-- - --

Gschwandnergasse 45/4

1170 Wien

An die                                                 Wien, --------

Bölge Mahkemesi

İstem: İadei itibar için hukuki düzenleme!

Konu:   1.) Bu davanın dini ve sosyal boyutu hedefine ulaşmıştır.

2.) Öte yandan, sahte imzanın yanı sıra sahte borç bildirimine ek olarak hatanın düzeltilmesi, sosyal ve ekonomik itibarımın iadesi.

Neden: Sebep gelişime sonuç bağlantısı sonucu, mahkemeler üzerinden tarihte yazılmıştır... yani, bir daha tekrarlanmaması için ifşa edilmiştir.

Temyiz süresi içerisinde Bölge Mahkemesi Eisenstadt‘ın tarih 10.01.2020 zu 2 C 2009/96 f- 51(=2 C 2009/96 f) kararına

A N T R A G

sıradan temyizin kabuledilebilir olmasını sağlamak için sözün değiştirildiği.

GEREKÇE

Örs (bölge mahkemesi Eisenstadt) ve çekiç (ÖID - borç tahsilatı) arasında olduğumu hissediyorum; Eisenstadt Bölge Mahkemesi'nin verdiği dayanaksız kararı düzeltmeyip kararı kabule beni zorlaması ekonomik ve sosyal hayatım ile sağlığımı tehdit eder boyut aldı.

Yıl 2014 sonlarında Avukat hanım “vom 02.09.1996, 2 C 2009/96f  dava dosyasında bildirim imzasını bulunca bana sordu; bu imza seninmi; diye, Ben ilk defa gördüm Hayır, dedim.

Avukat hanımın yüzününde hafif bir allık oldu ‘Utandı‘, sonra acı bir tebessüm oluştu… Avukat hanımın acı tebessümü altında; İmam Hamanei tabiri ile bu soysuzlar Eisenstadt BG sızıp hata yaptırmışlar; okunuyordu.

-İmam Hamanei: ABD, Şii-Sünni’ye değil gerçek müslümanlara karşıdır; dedi!
yani;

abd "islam ülkelerini tarımar etmesi için" muaviyenin takipcisi şeytanın hizbi ile Irak'da olduğu gibi Libya'da, Suriye'de anlaşma yapan küresel emperyal şirketlerin çatı örgütü taşeron bir devlet'dir;

-Müslümana düşman olan;

Peygamber efendimiz sonrası dinin bir kısmı görmezden gelinip, 'ucunu açıp şişirilerek geliştirilen parelel sünnü dinin' meshepcilik ile perdelenmiş ilahı şeytandır;

-Sünnü ve Şii olunca şeytan düşman olmuyor;

-dünyanın emniyeti islamın özü Ehl'i Beyt'i

islam olmayan parelel sünnü din ile eşitleyip yardımcıları üzerinden hizbini imtihan ederek "ben sizin yardımcınızım size kimse güç yetiremez" vadi ile küresel düzey'de kaos ve anarşiye uygun konumlandırıyor; ama zaviyet ve korkuları ile esir aldığı hizbini "mahkeme'de hesap zamanı" doğası gereği ortada bırakıp kaçıyor'... yani eşitleyemiyor yardımcılarını Ehl'i Beyt evlatları üzerine sürüp eziyet ettiriyor mahkeme ve hesaplaşma zamanı yardımcılarını ortada bırakıp kaçıyor. Haci Bayazit

-Avukat hanım yeni bolunmuş delil olarak dosyanın açılıp hatanın giderilmesi için sahte imza ve sahte borç bildirimine ilave olarak savunmasız dava görülemez gerekçesi ile ‘psychischen Erkranung‘ yazdı antraga, ama“Paraphrenes Syndrom ungeklarter Genese (ICD-9: 297.2)” orjinal tanımı; masumuyiet hali Hz Musa’dan sonra, ‘Hz Peygamber efendimiz bir altı’, Ruhaniyet hali Hz İsa efendimiz meşrebi’dir; yani, mazlum ve masuma karşı nutkun durması nefes alamama (aynı zamanda saldırıya açık hal) zalim zülme karşı olağan üstü direnç hali.

-Bezirksgericht Hernals 14 sene ‘psychischen Erkranung‘ gerekçesi ile Sachwalter atayıp 50,870,98 Euroluk sivil mahkememi engelledi, bu benzeri yazılanları görünce, yıl 2015, 6 ıncı Rapor ile ‘psychischen Erkranung‘ algısını kaldırdı.

-Adaletin 5 de 2’si Merhamet masumiyetin aranması üzerine’dir. Merhamet vicdani duyarlılık ile Marifet ilmin kaynağı’dır. Ülkenin kurumları ile sosyal ve iktisadi yapıyı mayalandıran atama ve terfide aranan liyakat’da ‘merhamet ve marifet‘ esas alınır;

değilse

liyakatın yerini sadakat alır mesleki dayanışma ile kurumlar içerisinde parelel yapılar oluşur; halkın ümitsizliğe itilmesine zemin hazırlanır sosyal ve iktisadi yapı bozulur. Bu davanın dini-sosyal boyutu hedefine ulaştı

A N T R A G

2.) Öte yandan, sahte imzanın yanı sıra sahte borç bildirimine ek olarak hatanın düzeltilmesi‘… sosyal ve ekonomik itibarımın iadesi.

uygun Temyiz.

ve bildirimlerimin revize gözden geçirilmesi için gerekçe.  

Kanıtlar:

açıkça kanıtlanmış başka kanıtlar.

Saygılarımla

Haci Bayazit           

31.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.6

Allah’ın selamı rahmeti dünyanın emniyeti islamın beli ve omurgası ‘maneviyatın’ merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni meşrep direniş cephesi ile masum ve mazlumların üzerine olsun.

SANA Suriye Arap Haber Ajansı üzerinden

Allah’ın selamı rahmeti dünyanın güvenlik kuşağı ‘direniş cephesinin altın halkası’ Suriye ile lideri Beşar Esat ve müttefikleri üzerine olsun.

Alemleri dua ve doğruluk üzerine bina eden Allah(cc) mülkünde ortakcı kabul etmez “insanların sınırlı iradesine bağlı“ yaratmış olduğu bütün olaylar islam üzerinden iki kurala bağlı gelişir.

İnsanların din ve vicdan hürriyeti yasalar ile güvence altına alınmış‘… ancak, dünyaları için islamı yırtıp tahrip edenlere,

“islamın tahribine bağlı vicdani duyarlılığın yitirilmesi ile zulmün gelenekselleşip rahmet ve bereketin kalkması sosyal ve iktisadi yapının bozulması sonucu küresel ısınma ile ‘dünyanın kenarlarından yırtılıp‘ iklimin değişmesine zemin hazırladığı için“,

yasal musamaha gösterilmez.

Allah(cc) mülkünde ortakcı kabul etmez!

Alemdeki herşey ‘din ahlak maneviyat dairesinde’, iki kural bağlamında;

Vahy’in/ışığın (dinin içi haram ve şüpheliden korunarak) öne aklın/gölgenin arkaya alınması  kalbin maneviyat ve adalete meyletmesi insanların din‘e uyması ile Rahmani Hal hz Ali efendimiz meşrebin‘de Peygamber efendimizin izine düşüp Allah’ın hesabına hazırlanması ile gercekleşir.

Veya

aklın/gölgenin (dinin içi haram şüpheli yiyerek) öne Vahy’in/ışığın arkaya alınması kalbin siyaset ve menfate meyletmesi din’in insanlara uydurulması  ile şeytani Hal muaviye meşrebin‘de insanların şeytanın hesabına hazırlanıp izine düşmesi ile gerçekleşir… ancak insanların şeytanın izine düşmesi sonucu Allah ile arasındaki bağ kopar; böylece şeytanı ilah edinenler, “Allah’ın hesabı/adaleti gereği” dünyada ve ahiretde kaybedenlerden olur.

Bu iki kural asla bir araya gelmez; ve sonuçların gelişmesi sadece zaman ile ilgilidir ama Allah’ın vadi/adaleti gereği asla değişmez... açıkcası, belki ibret alırlar diye Allah (cc) bazı olaylar (Ehl'i Beyt) üzerinden alemi imtihana çeker muaviyenn takipcisi şeytanın hizbini berteraf eder. Hak hakikat arınmış ehli maneviyat ve adalet asrına insanları hazırlar iken siyaset menfat mazlahat ehli devamlı baskı zülüm ve yıldırma usulleri ile karşı gelir... yani onlar Ehl'i Beyt üzerinden din'in hakikatına karşı gelir; böylece Hak ile Batıl  Helal ile Haram kazanan ile kaybeden ayırt olur.

İnsanlar bilerek veya bilmeden iki kuraldan birine taraf olur!

Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı beğendim. Maide/3

Peygamber efendimiz sonrası dinin birkısmı görmezden gelinip, “Ümmetin Ehl’i Beyt üzerin’den imtihanı gizlenip” ucu açılıp şişirilerek geliştirilen parelel dinin ilahı şeytan; hizbini imtihan ederek “ben sizin yardımcınızım, size kimse güç yetiremez” vadi ile küresel düzeyde örgütler’… ancak doğası gereği hizbini ortada bırakıp kaçar.

AKP ABD ile aynı amaca hizmet eder; alemlerin emniyeti islmanın beli ve omurgası ‘maneviyatın’ merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni meşrep direniş cephesinin dünyayı maneviayat ve adalet asrına hazırlamasının önünü kesmek için dünyanın güvenlik kuşağı direnişin cephesinin altın halkası Suriye’yi bölmek veya rejmini değiştirmek… herkim’ki muaviyenin takipcisi şeytanın hizbi guruplara yaslanır ise aynı yolu takip eder; Suriye bundan dolayı 100 ülkeden gelen 100 binden fazla teröristlerin hedefi olmuştur; ama Allah’ın yaratmış olduğu gelişmeye bağlı sebelerden dolayı onların kazanması mümkün değil… mukadasatcı Menderes’de Suriye’ye musallat olmuş idi.

ABD küresel emperyal şirketlerin çatı örgütü taşerön bir devlet; kendiliğinden Suriye’den çıkamaz deccalizmin açığa çıkan yanı (fetö) Fetullah Gülen taraftarlarına CİA ve Mossat’dan korkmayın biz onların donlarının renklerine kadar biliyoruz, dedi.

Direniş cephesi ABD’nin cephe gerisini boşaltılıp kovalayacak; AKP’yi aşağılanmış olarak kovup savunma hattını Türkye içerisin'de alacak; böylece onurlanıp bölge ve dünya halkı ile kucaklaşıp dünyayı maneviyat ve adalet asrına hazırlayacak; bu Allah(cc)ın vadi Hüseyni meşrep direniş cephesin kaderi’dir.

Allah’ın selamı rahmeti siyasi ve maddi hefeslerini emperyalizmin emelleri ile eşleştiren hainleri Suriye’de darma dağın eden Allah’ın aslanı Beşar Esat ile müttefikleri üzerine olsun. Hacı Bayazıt 21.01.2020

32.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

Şehit Süleymani'nin Kızı Güney Lübnan'da Konuştu

Şehit General Süleymani’nin kızı, Beyrut’ta babası için düzenlenen anma töreninde konuştu ve “Güney Lübnan'daki mücahitler bizi daha da cesaretlendirdi" dedi.

 İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü eski Komutanı Şehit General Süleymani’nin kızı, Beyrut’ta babası için düzenlenen anma töreninde konuştu ve şu ifadelerde bulundu: ‘Güney Lübnan'daki mücahitler bizi daha da cesaretlendirdi.

Kasım Süleymani adına, size hak ve din ve Fuztu ve Rabbi’l Kabe (Kabe’nin Rabbi’ne and olsun kazandım) nidasıyla geldim. Güney Lübnan'daki mücahitler cesaretimizi artırıyor ve düşmanlarımız gençlerimizin cesaretsiz olmasını istiyor ama sizler düşmanların kötü ve kirli hedeflerine ulaşmasını engelliyorsunuz.’

Şehit Süleymani’nin kızı düşmanlara hitaben şunları söyledi: ‘Bizi öldürün, bizi öldürün ki kollarımız İslam’a hizmet ve yardım için kesici bir Zülfikar kılıcına dönüşsün.’

Şehit General Kasım Süleymani’nin kızı sözlerine şöyle devam etti: ‘Şehitleriniz ve şehitlerimiz, İslam’ı ve değerleri koruyan İslam şehitleridir. Sizler İslam askerleri ve onun koruyucularısınız. Sizler İmam Humeyni’nin (ra) askerlerisiniz. Sizler inkılabsınız ve şehit ailelerinin kalpleri sizinle hayat bulmaktadır. 22.01.2020

32.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.2

Putin'in Danışmanı: Kasım Süleymani Kahraman Gibi Şehit Oldu

Rusya Cumhurbaşkanının Danışmanı şunları söyledi: 'General Süleymani bir kahraman gibi yaşadı ve bir kahraman gibi şehit oldu. Şerif Üniversitesi tarafından "Sınırların ötesinde" konferansı, İslam İnkılabı ve General Kasım Süleymani'nin şehadetinden sonra uluslararası denklemler ekseniyle Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in Danışmanı Filozof Aleksandr Gelyeviç Dugin ve uluslararası belgesel yapımcısı ve aktivist Nadir Talibzade'nin katılımıyla düzenlendi.

Bu konferansta konuşan Filozof ve Putin'in Danışmanı  Aleksandr Gelyeviç Dugin şu ifadelerde bulundu: 'Süleymani bir kahraman gibi yaşadı ve bir kahraman gibi şehit oldu.

Yeni bir dünya hazlamalıyız. Sadece düzgün yaşamak önemli değildir, düzgün ve doğru bir şekilde ölmek te önemlidir ve bu, yaşamaktan daha da önemlidir. Ayetullah Hamanei'nin devrimci düşüncesini görüyorsunuz; bu geçmiş hakkında değil, gelecekle ve çok kutuplu bir dünyanın başlangıcıyla ilgilidir.

Benim nazarımdaki Hristiyanlığın Şii mezhebi ile çok ortak noktası vardır'... ve dünyanın diğer tarafında; yani, Amerika Birleşik Devletleri'nin düşüncelerine dayanarak dünyanın sona doğru ilerlediğini unutmayalım. Hristiyanlığa göre Deccal Batının hakimiyetini temsil eder ve bildiğim kadarıyla Ayetullah Hamanei'nin düşüncesi de bu yöndedir.

Müslümanların ve Hristiyanların el ele verip Deccal'a karşı savaşmaları gerektiği yönünde bir hadis vardır, ve 'bu öngörü Suriye'de gerçekleşti' ve bu hadis Suriye konusunda gündeme geldi.

İran Rehberi bağımsız bir politika sürdürmeye ve batı karşısında teslim olmak konusunda İran'ı korumaya çalışıyor. Bizim bu çok kutuplu dünyada devrimci bir yaklaşım benimsememiz gerekiyor. Rasthaber 11.02.2020

32.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.3

Bölgede yaşanan gelişmelere bakıncada Erdoğan-Putin görüşmesi nasıl olacak bilmiyorum.

Belki ortamın yumuşaması için zamana ihtiyaç var. Uzlaşma olmazsa kriz daha da derinleşir. En azından Nisanın ilk 10'u geçsin. Ortam hiç müsaid gözükmüyor A.Dilipak @aDilipak 09.03.2020

Erdoğan İl Başkanı ilken,

bir damla Rahmet isabet etti İsrail adına Suriye'ye sefer açan munafık kardeşlerin Türkiye uzantısı M.Görüşü bertaraf etmek için; bu arada şeytan'da Erdoğan'a yaklaşıp biraz bunlar ile güçlen diye, ABD/İsrail koltuğu altına etti; böylece sonuç hüsran oldu! Haci Bayazit @hacibayazit 09.03.2020

32.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

Vücuta Vürüs veya hastalık olacak bir nesne bulaşında vucut öksürük veya değişik usul ile dışarı atar;

ancak bulaşmış olan nesne dışarı atılır iken 'kalbe telkinler düşer' eğer kişi telkini alır ise, dışarı atılacak bulaşık nesne vucutda tutunur, böylece direnç düşer hastalık oluşur. Önce zihin arınmalı. Haci Bayazit @hacibayazit 14.03.2020

İngilizlerin "doğal süreç" tecrübesi bilimsel değil mi? İLAÇ DEĞİL, TABİİ VE KONTROLLÜ REFLEKS le birlikte korunma, sakınma, beslenme konusunda daha fazla dikkat! Kritik durumlarla tıbbı kontrol süreci.. Abdurrahman Dilipak @aDilipak 14.03.2020

32.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.5

'Din algısı değişecek, cemaaetlerin çoğu dağılacak'

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınının ardından din algısının değişeceğini ve dini cemaatlerin çoğunun dağılacağını öne sürdü. Dilipak, "Din algısı değişecek. Varolan “dini cemaat”lerin çoğu dağılacak. Biz bu süreçte ne yapacağız. Bu anlamda varlığını koruyacak tek din var, 'o da İslam', ama bu Müslümanlar eliyle bu iş kolay olmayacak'... O zaman kendimizi böyle bir geleceğe hazırlamalıyız. Bizim de önce kamburlarımızdan kurtulmamız gerekir. Bu da kolay olmayacak. Bizim içimizde de irtidat’lar yaşanacak, birileri agnostik hale gelecek." düşüncesini dile getirdi.

Dilipak, "Önce ayakta kalmamız gerekiyor tabii, sonra bir yandan, manevi açıdan daha donanımlı hale gelirken  öte yandan felsefe, ilim ve teknoloji alanında bir şeyler yapmamız gerek. Ama bugün evde kal, sosyal mesafeyi koru, maskeni tak diye idare edip gidiyoruz. Aşı ve serum üretmeye çalışıyoruz. Henüz maske takıp takmamaya karar veremedi dünya. Dünyanın değişen şartlara uyum performansının ne kadar zayıf olduğunu gördük. Global bir kriz için kavramlar, kurumlar, uluslararası örgütler, akademi, cemaat, siyaset, piyasa yetersiz kaldı. Bu anlamda bir hukuk,  bir ahlak, bir refleks gösteremedi insanlık. 'Def-i mazarrat' konusunda bile sınıfta kaldık." ifadesini kullandı. Aburrahan Dilipak Yeniakit 05.04.2020

33.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

Koronavirüs Sonrası İnsanlığı Bekleyen Tehlike

ABD’li dilbilimci, yazar ve sol görüşlü düşünür Noam Chomsky, sol görüşlü Yunan partisi MeRA 25’e ait televizyona verdiği demeçte pandemiden sonra insanlığın nükleer savaş tehdidi ve küresel ısınma gibi iki büyük küresel sorun ile karşı karşıya kalacağını ifade etti.

‘Koronavirüsün sonuçları korkunç olabilir, fakat ardından iyileşme olacak’ Pandeminin ciddi sonuçları olacağını söyleyen Chomsky, fakat bu krizin geçici olacağını ve insanlık için asıl sorunların nükleer savaş ve küresel ısınma olacağının altını çizdi. 91 yaşındaki filozof, “Koronavirüs pandemisi oldukça ciddi, fakat insanlık tarihinde olup biten her şeyden çok daha kötü olan iki muazzam tehditle karşı karşıya olduğumuzu belirtmek gerekir” dedi ve ekledi:

‘Diğer iki tehdit önlenmezse bu bizim sonumuz olur.’ “Bunlardan biri giderek artan nükleer savaş tehdidi, diğeri ise elbette ki artan küresel ısınma tehdidi. Koronavirüsün sonuçları korkunç olabilir, fakat ardından iyileşme olacak. Fakat diğer iki tehdit önlenmezse bu bizim sonumuz olur.”

Chomsky’ye göre koronavirüs krizi ile başa çıkmak için askeri seferberliğe benzer bir durum gerekecek, pandeminin üstesinden gelindikten sonra ise ya aşırı derecede otoriter ve şiddetli devletler, ya da kişisel kazancın değil, insanların ihtiyaçlarının önde geleceği, toplumun daha insani koşullarla radikal bir şekilde yeniden yapılandırılması gibi seçenekler olacak.

‘Krizin en ironik unsurlarından biri Küba’nın Avrupa’ya yardım ediyor olması’... ABD’nin, İran ve Küba gibi ülkelere yaptırım uyguladığı zaman ‘ayak işleri yapan çocuk rolünde olan’ Avrupa ile birlikte tüm diğer ülkelerin peşinden geldiği tek ülke olarak büyük bir güce sahip olduğuna dikkat çeken düşünür, şöyle konuştu:

“Bu ülkeler ABD’nin yaptırımlarından nasibini alıyor; bugünkü koronavirüs krizinin en ironik unsurlarından biri ise, Küba’nın Avrupa’ya yardım ediyor olması. Almanya Yunanistan’a yardım edemiyor, fakat Küba Avrupa ülkelerine yardım edebilir. Akdeniz’deki binlerce göçmen ve sığınmacının ölümünü de eklersek, Batı’daki medeniyet krizi gerçekten şoka uğratıyor.” Rasthaber 09.04.2020

33.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.2

İnsanlık Tarihinde İnsanların Bugünkü Kadar Kurtarıcıya İhtiyaç Duydukları Görülmemiştir

İmam Hamanei, Hz. Mehdi'nin (a.c) kutlu doğum günü dolayısıyla yaptığı konuşmada gündemdeki son gelişmeleri değerlendirdi. İmam Hamanei, İmam Mehdi'nin (a.c) kutlu doğum günü dolayısıyla canlı yayında bir konuşma yaptı.

Bugün insanlar, komünizmden Batı liberal demokrasisine kadar çeşitli akımları denediğine ve bilimin geliştiğine rağmen kendilerini rahat hissetmiyorlar. Bu gelişmeler refah getirse de insanlara mutluluk verememiştir. Örneğin, insan bilgeliği büyük bir nimettir ve dünyadaki birçok problemi çözebilir, ancak bazı düğümler bununla çözülemez.

Bugün, dünyadaki adaletsizlik bilimle besleniyor, yani ileri bilimler ulusların adaletsizliğe ve tahakkümüne hizmet ediyor'... Bunları çözmek için ilahi bir güç ve masum bir imamın olması gerekiyor. Dolayısıyla Hazreti Bakiyatullah el-Azam'ın (a.c) büyük görevi insanlığı adalete çağırmaktır.

Koronavirüs olayı hükümetler ve milletler için bir sınavdır. İran millet bu sanavda iyi bir performans sergiledi. Bu arada doktorların, hemşirelerin ve sağlık çalışanlarının koronavirüsle mücadeledeki fedakarlıkları takdire şayandır.

Amerikalı bir senatör, vahşi batının ihya olduğunu söylemişti. Batı'nın ‘vahşi bir ruha’ sahip olduğunu söylediğimizde, bazıları şaşırarak bunu reddediyor. İki dünya savaşında 10 milyondan fazla insan öldürüldü. “Vietnam Savaşı” ve Irak işgalinde de birçok insan Amerikalılar tarafından öldürüldü. Milyonlarca insan da hala düşmanın ve emperyalizmin baskısı altındadır. Rasthaber 09.04.2020

33.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.3

İmam Hamanei’nin Zuhuru Bekleyiş Hakkındaki Açıklamaları

İmam’ı Zaman’ın (af) zuhurunu bekleyiş, Şii düşünce toplumda önemli ve anlamlı bir konudur. Kurtarıcının varlığına olan yakin, inanç ve iman sayesinde insanın kalbine doğan bu umuttur ve çok değerlidir. Şüphesiz bu inanç ve bu beklenti, İslam toplumlarında ve Şii toplumlarında büyük hareketlerin ve İslam Devriminin ana kaynağıdır.

Şia, en değerli amelin zuhuru bekleyiş olduğunu öğrendi. Bu cümlenin anlamı şudur; hatta zor bile olsa tüm koşullarda Şia’nın ümitsiz ve hayal kırıklığı içinde olmaya hakkı yoktur, çünkü o müntezirdir (bekleyen), zuhuru, refahı, ufuk ve ruhun açılmasını beklemektedir ve bu bekleyiş onu güçlendirmekte, onu neşeli ve canlı kılmaktadır. Ümit ve neşe neredeyse yaşam da orada şekillenmekte ve reformlara doğru hareket etmektedir. Rasthaber 09.04.2020 (şia Hz Ali taraftarı)

33slam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

Korona Krizi Din, İnsanlık ve Vicdan Krizine Dönüştü

Bahreyn'in önde gelen alimlerinden Ayetullah Şeyh İsa Kasım, mevcut korona krizini din, insanlık ve vicdan yokluğu krizi olduğunu ifade ederek, bazı ülkelerin başka ülkelere karşı uyguladığı yaptırımları ahlaki kriz olarak nitelendirdi.

Bahreyn medyasının bildirdiğine göre, Şeyh İsa Kasım yaptığı açıklamada, "Bu dünyada ahlaki kriz devam ederse, korona krizi gittikçe daha ve daha belirgin hale gelecektir. Bu, cumhurbaşkanların, büyük, küçük ülkelerin ve liderlerin krizidir. Kriz, yöneticiler ve bakanlar ile krallar ve cumhurbaşkanlarının krizidir. Kriz din, insanlık ve vicdanın kaybıdır." dedi.

Şeyh İsa Kasım, ülkelerin diğer ülkelerden maske çalması ve maskelerin müsadere edilmesinin fakirleri hastalığa ve sonra ölüme maruz bıraktığını kaydetti. Bahreyn'in önde gelen alimi, "Virüsü (hastalığı) yaymak amacıyla baskıcı, saldırgan ve düşman ülkeler tarafından bazı ülkelere karşı kuşatmanın şiddetlenmesi, onların korkak, aşağılayıcı ahlak ve vahşetinin göstergesidir. Bu, dünyanın büyük liderlerinin çoğunun yaşadığı ahlaktır." dedi.

Şeyh İsa Kasım, "Dünya Rabbini unutup ilahi eğilimlerden yoksun olduğu için sefalet içinde boğuluyor. Dini olmayan dünya, bir hırsızlık dünyası, ihanet, yağma, cinayet, delilik, kötülük, baskı ve yolsuzluk dünyasıdır. Bugün dünyamızın çoğunun hikayesi budur." diye belirtti. Rasthaber 12.04.2020

33slam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.5

Mehmet Görmez tartışmaya ortasından girdi

Diyanet İşleri Eski Başkanı ve İslam Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın geçtiğimiz hafta cuma namazında okuduğu zina ve eşcinsellikle ilgili tartışma yapacak sözler söyledi.

Ankara Barosu'nun açıklamasının her şekilde kınanması gereken bir metin olduğunu belirten Görmez, faturayı siyasete keserek, “Küresel siyasetin günahları cinsel günahlardan çok daha büyüktür” dedi.

Bu ifadesinin ardından da bu sözüne "Irak'ı bombalayan, Afrika'yı aç bırakan, Suriye'yi, Yemen'i, Arakan'ı bu hale getiren küresel siyasettir" diyerek açıklama getirdi. 

Görmez sözlerini “Bizim günah-ı kebair listemiz değişti. Büyük günahlar artık değişti. Tohumun genini değiştirmek, gıdayla oynamak, kimyasal silah geliştirmek, bütün kainatı ifsat etmek, bunlar bizim kitaplarımızda günah-ı kebair arasında geçmiyor diye bizim oraya sıkışmamamız lazım. Bizim günah-ı kebair'leri Kur'an'ı Sünneti dikkate alarak güncellememiz gerekiyor" diye tamamladı

Öte yandan Mehmet Görmez’in, Hz. Muhammed’in Hadisini de hatırlatarak programda, “Bir saat adaletle hükmetmek bin saat nafile ibadetten hayırlıdır” ifadelerini kullanıp adaletli olma çağrısı yapması da dikkat çekti. Odatv.com 02.05.2020

33.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.6

İslam'da hilafet değil imamet vardır.

Halife yoktur; emir'ül- müminiyn vardır. Halife kavramı Emevilerin icadıdır. Hilafet Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin'i Kerbela'da hunharca katleden kurumun adıdır. Hilafet çağrısı Hz. Muhammed'e ve ailesine düşmanlıktır. Cemil KILIÇ @m_cemilkilic 26.06.2020

34.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

BM: General Süleymani Suikastı Uluslararası Yasaların İhlaliydi

BM özel raportörü Agnes Kalamar, Amerika terör devletinin şehit General Kasım Süleymani’ye yönelik suikast cinayeti uluslararası yasaların ihlali olduğunu açıkladı. Salı günü Reuters haber ajansına demeç veren BM özel raportörü Kalamar bazı ülkelerin askeri İHA’larla güdümlü suikast düzenlemeleri konusunda hesap vermeleri gerektiğini belirterek, bu bağlamda bazı yasaların ve kuralların belirlenmesini istedi. BM özel raportörü Kalamar, Amerika terör devletinin 3 Ocak 2020’de General Süleymani’nin şehadeti ile sonuçlanan İHA’lı terör saldırısı BM bildirgesinin ihlali sayıldığını kaydetti. Kalamar, Amerika General Kasım Süleymani’nin yakın tehdit olduğu yönündeki iddiasını ispat edebilmek için yeterli kanıt sunamadığını vurguladı.

BM özel raportörü Kalamar’ın bu konu hakkındaki raporunu önümüzdeki Perşembe günü BM insan hakları konseyine sunması bekleniyor. Kalamar raporunda yasal, aceleci ve başına buyruk idamlara işaretle, General Süleymani suikastinde ilk kez bir devlet, yani Amerika, üçüncü bir ülkede bir devlat adamına suikast düzenlemek için nefsi müdafaa ilkesini ileri sürdüğünü, ki bu da tamamen illegal bir gerekçe sayıldığını vurguladı.

İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani 3 Ocak 2020’de Irak yönetiminin resmi daveti üzerine bu ülkeye gittiği sırada Irak Haşdi Şabi Komutanı Ebu Mehdi Mühendis ve beraberinde bulunan 8 kişi ile birlikte Bağdat havaalanına yakın bir noktada ABD terör ordusunun suikastine uğrayarak şehit düştü. Rasthaber 07.07.2020  

34.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.2

Koronavirüs Beşeriyete Diz Çöktürdü

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının beşeriyete diz çöktürdüğünü söyledi. Karantinanın, insanların yıllardır görmezden geldiği sorunları ortaya çıkardığını kaydeden Guterres, bunların sağlık sistemlerindeki zayıf yerler, sosyal korumadaki açıklar, yapısal eşitslizlik, çevre durumunun bozulması ve iklim krizi olduğunu belirtti.

Yoksullukla mücadele eden bölgelerin kazanımlarının birkaç ay içinde neredeyse sıfırlandığını vurgulayan Gutteres, bazı ülkelerdeki eşitsizliğin, özel hastane ve hatta bazı kişilerin önemli ekipmana el koymasıyla daha da derinleştiğini söyledi. Dünyanın, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük durgunlukla karşı karşıya olduğunu ve yüz milyonlarca insanın daha aşırı yoksulluk sınırının altına düşebileceğini dile getiren Gutteres, "Gözümüzün önünde tarihi ölçekte bir açlık ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı.

Kovid-19’un, insanların birçok temel konuda yanıldığını ortaya koyduğunu söyleyen BM Genel Sekreteri, sözlerini şöyle sürdürdü: "Koronavirüs, serbest piyasaların evrensel sağlık hizmeti sağlayabileceği, ırkçılığın olmadığı bir dünyada yaşadığımız, hepimizin aynı gemide olduğumuz yönünde yaygın yanılgı ve yalanlara ışık tuttu. Gerçekte ise aynı denizde kendimizi bulsak da birilerinin süper yatlarla yüzerken diğerlerin yüzen enkaz parçalara tutunmaya çalıştığı ortada."

Pandeminin, beşeriyete daha eşit ve sürdürülebilir bir dünya inşa etme şansını verdiğini kaydeden Gutteres, "Hükümetler, insanlar, sivil toplum kuruluşları, işletmeler ve diğer paydaşlar arasında yapılacak yeni bir sosyal anlaşma, herkes için eşit haklar ve fırsatlar temelinde istihdam, sürdürülebilir kalkınma ve sosyal koruma konularını ele almalı" dedi. Rasthaber 18.07.2020  

34.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.3

İklim Felaketi, Koronavirüsten Daha Büyük Etkilere Sahip Olacak

Microsoft’un kurucusu Bill Gates, etkileri koronavirüs pandemisinden çok daha fazla olacak çevresel felaket konusunda uyardı. Gates, dünyanın önümüzdeki birkaç on yıl içinde iklim değişikliğinden kaynaklanan küresel bir krizle karşı karşıya kalacağı öngörüsünde bulundu. Gates, felaketten kaçınmak için atmosfere salınan sera gazı miktarının önemli ölçüde azaltılması gerektiğini belirterek, “Pandemi ne kadar korkunç olursa olsun, iklim değişikliğinin doğuracağı sonuçlar çok daha kötü olacak” dedi.

Gates, koronavirüs enfeksiyonundan kaynaklı ölüm oranının 100 000 nüfus başına ortalama 14 kişi olduğu ve önümüzdeki 40 yıl içinde artan sıcaklıklara bağlı ölüm oranının da aynı düzeyde olacağını belirterek, bu rakamın 2100 yılında beş katına çıkacağını kaydetti. İklim değişikliği konusunda insanlığın fazla zamanının olmadığı uyarısı yapan Gates, “Temiz enerji alanında gerekli tüm teknolojilerin oluşturulması ve uygulanması on yılları alacak" ifadesini kullandı. Rasthaber 07.08.2020  

34.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

Haci Bayazit                                                                   Gz: ............                                        

Gschwandnergasse 45-4                                                Wien .. .. 2020

1170 Wien                                                                                                 

............... ....

................... ..

... ....

Konu: 1)Sorumluluk bilinci ile Vicdani duyarlılık

          2)Kutsal özel insana eziyet etmek; hak ve hukukun uygulanmasını geciktirme.

Sorumluluk bilinci ile Vicdani duyarlılık

Bu alemde gelişen bütün olaylar islam üzerinden iki kurala bağlı gelişir; insanlar bilerek veya bilmeden iki kuraldan birine taraf olur.

-

Allah'ın selamı rahmeti,

dünyanın emniyeti islam'ın beli ve omurgası 'maneviyatın' merhamet ve marifet kaynağı Hüseyni meşrep/direniş cephesi ile masum ve mazlumların üzerine olsun.

-

Deccalin takipcileri ilahlarını gölgelededikleri emperyalist güçlere, o kadar iman ediyorlardı'ki herşey onların istekleri doğrultusunda gerçekleşeceğini sanıyorlar'dı...

-

Hakikat olan ise;

Alemdeki herşey ‘din ahlak maneviyat dairesinde’, iki kural bağlamında;

Vahy’in/ışığın öne aklın/gölgenin arkaya alınması kalbin maneviyat ve adalete meyletmesi insanların din‘e uyması ile Rahmani Hal hz Ali efendimiz meşrebin‘de Peygamberinin izine düşüp Allah’ın hesabına hazırlanması ile gercekleşir.

Veya

aklın/gölgenin öne Vahy’in/ışığın arkaya alınması kalbin siyaset ve menfate meyletmesi din’in insanlara uydurulması  ile şeytani Hal muaviye meşrebin‘de insanların şeytanın hesabına hazırlanıp izine düşmesi ile gerçekleşir… ancak insanların şeytanın izine düşmesi sonucu Allah ile arasındaki bağ kopar; böylece şeytanı ilah edinenler, “Allah’ın hesabı/adaleti gereği” dünyada ve ahiretde kaybedenlerden olur.

Bu iki kural asla bir araya gelmez; ve sonuçların gelişmesi sadece zaman ile ilgilidir ama Allah’ın vadi/adaleti gereği asla değişmez... açıkcası, belki ibret alırlar diye Allah (cc) bazı olaylar (Ehl'i Beyt) üzerinden alemi imtihana çeker muaviyenn takipcisi şeytanın hizbini berteraf eder. Hak hakikat arınmış ehli maneviyat ve adalet asrına insanları hazırlar iken siyaset menfat mazlahat ehli devamlı baskı zülüm ve yıldırma usulleri ile karşı gelir... yani onlar Ehl'i Beyt üzerinden din'in hakikatına karşı gelir; böylece Hak ile Batıl  Helal ile Haram kazanan ile kaybeden ayırt olur. Hacı Bayazıt

-

Allah(cc) alemi Ehl’i Beyt evlatları üzerinden nimetlendirir; ama nimet sıra dışı insanlara isabet eder.

Bir Ehl’i Beyt evladı doğunca!

Fetullah Gülen taraftarlarına talimat verdi…

Tavuğun altına bırakılan yumurtanın, 'kuluçka ile döllenmesi' ve yumurtadan civciv çıkması; gibi aynı'... yani,

Bir Ehl’i Beyt evladı doğunca; Biz, muaviyenin takipcileri şeytanın hizbi süleymancılar'dan veya Nakşi Tarikat guruplarından iki yumurta alır; yumurtanın birini yahudünün altına diğerini müslümanın altına bırakırız... yahüdi siyonist olur müslüman siyasal islamcı olur; İslam (Ehl’i Beyt) düşmanı 'siyasal islamcı' kendini siyonist yahüdü ile gizler; diyor.

Bir Ehl’i Beyt evladı doğunca; Nakşi Tarikatına bağlı İsmailağa taraftarı Muallim Yayınlarında çıkan; "Her anneye lazım" adlı kitapta kadınlara, Cinsel ilişki sırasında, "Şeytan dostu alimleri" düşünmeleri tavsiye edilip, doğacak çocukların o kişilere benzeyeceği tavsiye ediliyor'... (odatv 04.04.2020), Böylece kadın cismen kocasının altında 'zihnen şeytan ile birlikte' oluyor... doğan çocuk İslam (Ehl'i Beyt) düşmanlığını; İRAN ve ŞİA karşıtlığı ile örterek büyüyor. Haci Bayazit

-

Kutsal özel insana eziyet etmek; hak ve hukukun uygulanmasını geciktirme.

Mahkeme Dosyasından Alıntı.

An das                                        Gz: ----/-- - --

Eyalet Mahkemesi                        Wien, -------

Temyiz eden: Haci Bayazit, geb. 20.03.1957

                     Gschwandnergasse 45/4

                     1170 Wien

Neden: Viyana Yüksek Bölge Mahkemesinin 26 Şubat 2020 tarihli, 22 Bs 34 / 20s numaralı kararı; Öte yandan hak ve hukukumun iadesi için gerekli hukuki düzenlemenin yapılması.

4 yıl 4 ay boyunca gözaltında tutulduğum ‘davanın olağanüstü boyutu’ 25 yıl boyunca mahkemeler üzerinden açıklanmasıyla ifşa ile imha edilip insanları uyarma hedefine ulaştı.

Bu davanın dini-sosyal boyutu amacına ulaşmıştır. Kanıt, Mücadelemin, sebep gelişme sonuç bağlantısının bir sonucu olarak; devlet, önceki 100 yıllık Sünni İslam anlayışının “İslam Olmadığını“ islama mualif paralel İslam olduğunu anlamıştır; ayrıca Hükümet 2018 yılında islamı tahrip eden bu gruplara karşı bir savaş başlattı.

Hükümet kurma yetkisi Kurz’da

CUMHURBAŞKANI Van der Bellen, seçimlerin kazananı ve parlamentoda en büyük gruba sahip ÖVP Genel Başkanı Kurz’a hükümet kurma görevi verdiğini açıkladı. Kurulacak hükümetin Avusturya’yı ve Avrupa’yı güçlendirecek, küresel ölçekte Avrupa Birliğini (AB) ileriye taşıyacak bir iktidar olması gerektiğini vurgulayan Van der Bellen’... “gelecek yönetimin en önemli önceliğinin iklim değişikliği konusu olması gerektiğini belirtti.” Hurriyet 07.10.2019

Alemleri dua ve doğruluk üzerine bina eden Allah(cc) mülkünde ortakcı kabul etmez “insanların sınırlı iradesine bağlı“ yaratmış olduğu bütün olaylar islam üzerinden iki kurala bağlı gelişir.

İnsanların din ve vicdan hürriyeti yasalar ile güvence altına alınmış‘… ancak, dünyaları için islamı yırtıp tahrip edenlere, “islamın tahribine bağlı vicdani duyarlılığın yitirilmesi ile zulmün gelenekselleşip rahmet ve bereketin kalkması sosyal ve iktisadi yapının bozulması sonucu küresel ısınma ile ‘dünyanın kenarlarından yırtılıp‘ iklimin değişmesine zemin hazırladığı için“, yasal musamaha gösterilmez.

Yıl 27.01.1995 Eisenstadt Hapsane‘ye vekalet almak için görüşüme gelen Osman “Türkiye’de duymuşlar herkes bayram ediyor“ sen içerde hazırlanacakmışsın nasıl olacaksa, bizde bütün guruplardan çetrefelli/pislik adamları etrafımıza toparlıyoruz; yakında sana iki kitap gelecek ondan sonra bizde kesin tavır alacağız; dedi.

Gelen Kitap’ın birisi Kutup ama içeriği boş, ikinci kitap (İmam Rabbani takma isimli) Ahmed Sirhind,‘nin yazdığı, Mektupat‘ idi.

Mektupat’da yazılan mektupların birinde yazıyor; şeytanı yardımcı olan komutanın yapamayacğı yoktur‘… bir başka mektup’da yazıyor, İmamı Rabbani‘nin oğluna, hocası pazardan şüpheli yedirirmiş çocuğu yumuşatmak için. Ben o zaman Rabbani‘nin Mektubat Kitap’ını tahrip etmişler sandım; Mektupatı kabullenmedim. Kutup, kitapının içeriği’de boş, idi‘… şeytanı yardımcı edinsem (bu mümkün değil Ehl’i Beyt evlatları kabullenmez) çocukların şüpheli yemesini kabul etsem (oda mümkün değil) şeytan yaklaşıp haram ve şüpheli yedirip itikadı bozup amelleri zayıflatıp ‘alıp‘ Tutuklu bulunduğum davadaki suçu kabullendirip mahkemeler üzerinden yardımcılarının açığa çıkmasını önleyecekti‘…

Mektupatı kabullenmeyip şeytan’da yaklaşamayınca Osman ve karısı etrafına topladığı adamları ile içerde bana dışarda Çocuklarıma eziyet etmeye başlamış‘… vermiş olduğum mücadeleyi dışardan takip edenler’den Avukat tarih, 20. 09. 1995 Mahkemede Hakim Alfred Ellinger’e efendim Bayazit’ın dosyasını diğer insanlardan ayıralım, dedi‘…

Yani, Bayazit onları kabullenmedi onlarda Bayazit‘ın  çocukları ve ailesine eziyet ediyorlar; demek istedi.

-Bu hali gören ve dinleyen Hakim Alfret Ellinger tercüman Nermin Dürdane’ye sordu; bak kafasına önünde ışık görüyormusun, dedi; Tercüman evet dedi‘… bu arada şeytan yaklaştı üfürdü; Hakim kalbini dönderdi yüzünü buruşturdu dilinin ucu ile tüf, diye tükürdü‘… O zaman burda kalıyor, dedi;

yani, Peygamberler zamanındaki olaylar devamlı aynı amaç için değişik usuller ile tekrarlanır;

Bayazit bunları kabullenmedi, bir daha bir “Sıffın (savaş) olayı“ tekrarlanmayacak “Kur’an ile aldatamayacaklar“ “bu defa soysuz münafıklar mahkemeler üzerinden imha edilecek“, bu sefer yardımcılarını kurtaramayacaksın -dercesine- yüzünü buruşturup kalbini dönderip tüf, diye şeytana tükürdü‘… Mahkemeler için, Davut aleyhisselamın sapan taşı gibi taşlara zemin hazırladı. Hacı Bayazıt

            Başvuru

Masumun hakkını zalimden aldığı gün… zalimin masuma zulmettiği günden daha şiddetli’dir.

Yukarda adı geçen şahıs ve gurupların; ‘bana çocuklarım ve aileme yapmış olduğu zulüm ve eziyet‘, -arşı alaya- (Allah’ın katı) dayanmıştır. Hak ve hukukumun temini ile yukarda ismi geçen şahısların cezalandırılmasını talep ederim.

Haci Bayazit

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.1

Irak Babylon Hristiyan Hareketi: Kasım Süleymani’nin Korumadığı Hiçbir Hristiyan Yoktu

Irak Babylon Hristiyan Hareketi Genel Sekreteri, özellikle Amerika Dışişleri Bakanı olmak üzere Amerika’nın politikalarını sert bir şekilde eleştirerek, İran İslam Cumhuriyeti Kudüs Gücü eski Komutanının eylemlerini takdir etti. 

Irak Babylon Hareketi (Haşdi Şabi’nin bir kolu) Genel Sekreteri Reyan el-Keldani, Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yu sert bir şekilde eleştirdi. 

Reyan el-Keldani Mike Pompeo’ya hitaben şunları söyledi: ‘İkiyüzlülüğünüz yeter artık. Doğuda Kasım Süleymani’nin korumadığı hiçbir Hristiyan yoktur. Sakın, bu konuyu bizim aramızda ortadan kaldırmayın. 

ABD hükümeti, Diriliş Kilisesi'ni Siyonist rejimin başkentinin bir parçası olarak nitelendirerek Hıristiyanlardan çalmaya karar verdi. Herkes, Trump'ın cumhurbaşkanlığı seçim savaşının, uydurulmuş ve Doğuluların kanının da ötesinde başarılar gerektirdiğini biliyor. 

Dünya, IŞİD'in kim olduğunu, ne yaptığını, kimi öldürdüğünü, kimleri  göçe zorladığını, neleri yok ettiğini, hangi türbeleri yıktığını ve Irak'ta ne tür yozlaşma ve yıkıma yol açtığını henüz unutmadı. 

Trump’ın başkanlığı için kampanya yürütmeniz normal olabilir; Ancak General Süleymani'ye iftira atmanız ve onun aleyhinde yalan söylemeniz sadece yanlış yönlendirme ve yıkım değil, bir tür delilik ve bize karşı bir suç ve cinayettir.’ 

Yakın zamanda işgal altındaki Filistin'e giden ABD Dışişleri Bakanı, bazı televizyon kanallarında yaptığı açıklamalarda, İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü eski komutanı General Hacı Kasım Süleymani’nin öldürülmesini haklı çıkarmaya çalıştı. Rasthaber 29.08.2020  

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.2

Şayet ben Allah’a ve Resulüne karşı gelirsem,

bana itaat etmeyiniz. Hazreti Ebûbekir radıyallahu anh. 03.09.2020 İbretlik Sözler @ibretliksoz

Ebu Bekir,

"Boğazından aşağı islamın inmediği" tefrika ehli ile Sakife‘de -islam olmayan parelel din- şeytanın hizbi muaviyenin takipcilerinin yolunu açmıştır; 'keşke anam beni doğurmasaydı', itirafı ile Vahy’in evine 'Mahremiyetine' yapılan zulümleri kabul etmiştir. Cehenneme açılan yol Nakşi Tarikatı Ebu Bekire bağlı'dır.Haci Bayazit@hacibayazit 03.09.2020

İbretlik sözüne bayıldım.

Onu demeseydi neredeyse itaat edecektik.03.09.2020 Aziz Güven

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.3

An das                                        Gz: ----/-- - --

Eyalet Mahkemesi                       Wien, -------

Temyiz eden: Haci Bayazit, geb. 20.03.1957

                     Gschwandnergasse 45/4

                     1170 Wien

Neden: Temel dayanak, 27 Ağustos 2020 tarihli Viyana Gz: 22 Bs 209 / 20a Viyana Yüksek Bölge Mahkemesi kararıdır.

            Ancak, önceki statüde eski haline döndürme başvurusu yapılabilir (cf. 14 Os 50 / 19p (14 Os 51 / 19k); Fabrizy, StPO 13 § 364 Rz 3; Lewisch, WK-StPO § 364 Rz 33).

Konu: İtibarı geri kazanmak için düzeltme!

4 yıl 4 ay boyunca gözaltında tutulduğum ‘davanın olağanüstü boyutu’ 25 yıl boyunca mahkemeler üzerinden açıklanmasıyla ifşa ile imha edilip insanları uyarma hedefine ulaştı.

Temyiz Gerçekleri

Hükümet kurma yetkisi Kurz’da

CUMHURBAŞKANI Van der Bellen, seçimlerin kazananı ve parlamentoda en büyük gruba sahip ÖVP Genel Başkanı Kurz’a hükümet kurma görevi verdiğini açıkladı. Kurulacak hükümetin Avusturya’yı ve Avrupa’yı güçlendirecek, küresel ölçekte Avrupa Birliğini (AB) ileriye taşıyacak bir iktidar olması gerektiğini vurgulayan Van der Bellen’... “gelecek yönetimin en önemli önceliğinin iklim değişikliği konusu olması gerektiğini belirtti.” Hurriyet 07.10.2019

Alemleri dua ve doğruluk üzerine bina eden Allah(cc) mülkünde ortakcı kabul etmez “insanların sınırlı iradesine bağlı“ yaratmış olduğu bütün olaylar islam üzerinden iki kurala bağlı gelişir.

İnsanların din ve vicdan hürriyeti yasalar ile güvence altına alınmış‘… ancak, dünyaları için islamı yırtıp tahrip edenlere, “islamın tahribine bağlı vicdani duyarlılığın yitirilmesi ile zulmün gelenekselleşip rahmet ve bereketin kalkması sosyal ve iktisadi yapının bozulması sonucu küresel ısınma ile ‘dünyanın kenarlarından yırtılıp‘ iklimin değişmesine zemin hazırladığı için“, yasal musamaha gösterilmez.

Yıl 27.01.1995 Eisenstadt Hapsane‘ye vekalet almak için görüşüme gelen Osman “Türkiye’de duymuşlar herkes bayram ediyor“ sen içerde hazırlanacakmışsın nasıl olacaksa, bizde bütün guruplardan çetrefelli/pislik adamları etrafımıza toparlıyoruz; yakında sana iki kitap gelecek ondan sonra bizde kesin tavır alacağız; dedi.

Gelen Kitap’ın birisi Kutup ama içeriği boş, ikinci kitap (İmam Rabbani takma isimli) Ahmed Sirhind,‘nin yazdığı, Mektupat‘ idi.

Mektupat’da yazılan mektupların birinde yazıyor; şeytanı yardımcı olan komutanın yapamayacğı yoktur‘… bir başka mektup’da yazıyor, İmamı Rabbani‘nin oğluna, hocası pazardan şüpheli yedirirmiş çocuğu yumuşatmak için. Ben o zaman Rabbani‘nin Mektubat Kitap’ını tahrip etmişler sandım; Mektupatı kabullenmedim. Kutup, kitapının içeriği’de boş, idi‘… şeytanı yardımcı edinsem (bu mümkün değil Ehl’i Beyt evlatları kabullenmez) çocukların şüpheli yemesini kabul etsem (oda mümkün değil) şeytan yaklaşıp haram ve şüpheli yedirip itikadı bozup amelleri zayıflatıp ‘alıp‘ Tutuklu bulunduğum davadaki suçu kabullendirip mahkemeler üzerinden yardımcılarının açığa çıkmasını önleyecekti‘…

Mektupatı kabullenmeyip şeytan’da yaklaşamayınca Osman ve karısı etrafına topladığı adamları ile içerde bana dışarda Çocuklarıma eziyet etmeye başlamış‘… vermiş olduğum mücadeleyi dışardan takip edenler’den Avukat tarih, 20. 09. 1995 Mahkemede Hakim Alfred Ellinger’e efendim Bayazit’ın dosyasını diğer insanlardan ayıralım, dedi‘…

Yani, Bayazit onları kabullenmedi onlarda Bayazit‘ın  çocukları ve ailesine eziyet ediyorlar; demek istedi.

-Bu hali gören ve dinleyen Hakim Alfret Ellinger tercüman Nermin Dürdane’ye sordu; bak kafasına önünde ışık görüyormusun, dedi; Tercüman evet dedi‘… bu arada şeytan yaklaştı üfürdü; Hakim kalbini dönderdi yüzünü buruşturdu dilinin ucu ile tüf, diye tükürdü‘… O zaman burda kalıyor, dedi;

yani, Peygamberler zamanındaki olaylar devamlı aynı amaç için değişik usuller ile tekrarlanır;

Bayazit bunları kabullenmedi, bir daha bir “Sıffın (savaş) olayı“ tekrarlanmayacak “Kur’an ile aldatamayacaklar“ “bu defa soysuz münafıklar mahkemeler üzerinden imha edilecek“, bu sefer yardımcılarını kurtaramayacaksın -dercesine- yüzünü buruşturup kalbini dönderip tüf, diye şeytana tükürdü‘… Mahkemeler için, Davut aleyhisselamın sapan taşı gibi taşlara zemin hazırladı. Hacı Bayazıt

I. Gerçekler:

Yeni kanıtlar ile itiraz gerekçeleri

22 Eylül 1995'te Eisenstadt bölge mahkemesi, tanıştığım 4 kişi ile 24 Kasım 1994'te Nickelsdorf'ta bağımlılık yapan madde kaçakcılığı yaptığım şüphesi ile 4 yıl ek Öş 8.287.602,- 6 ay, ek Öş 4.200.000,- 4 ay hapis cezası verildi. Bu cezalar, 19 Kasım 1996 tarihli Yargıtay kararı ile kesinleşti.

Karar kesinleştikten sonra, aynı ceza bildirimi Salzburg'daki Ana Gümrük İdaresinden geldi:

22 Eylül 1995'te Eisenstadt Bölge Mahkemesi, tanıştığım 4 kişi ile 24 Kasım 1994'te Nickelsdorf'ta bağımlılık yapan madde kaçakcılığı yaptığım şüphesi ile 4 yıl ek Öş 8.287.602,- 6 ay, ek Öş 4.200.000,- 4 ay hapis cezası verildi.

Kararın iptali için kanıtlarla gerekçelendirme:

22 Ağustos 1997'de Hauptzollamt Salzburg'un 12 Ağustos 1997'de 600/023455/9/95 numaralı kararına Temyiz ettim. Temyiz kabul edildi (yani, gümrükte suç maddesi bulunmadı) Öş 8.287.602,- ve 6 ay hapis cezası kaldırıldı.                                      

Bu kararla, 22 Eylül 1995'te Eisenstadt Bölge Mahkemesi, tanıştığım 4 kişi ile “24 Kasım 1994'te Nickelsdorf'ta bağımlılık yapan madde kaçakcılığı yaptığım şüphesi ile 4 yıl ek ÖŞ 8.287.602,-  6 ay, ek ÖŞ 4.200.000,- 4 ay hapis ceza“, varsayım gerekçesi boşa düştü.  Bölge Mahkemesi Eisenstadt üzerimden almış olduğu Öş 23.500, geri verdi.

a)Adaletin 5/2 si elle tutulan gözle görülen delil üzerine bina edilir! Benim suçlu olmam için delil yoktur.

Mahkumiyet, bir çetenin üyesi olarak Bayazit'in 24 Kasım 1994'te Nickelsdorf'ta birkaç suç ortağıyla işbirliği yapmayı kabul etmeye dayanıyordu……;

Ben bu adamları tanımam; suç unsuru delil arayan Polisler beni evimden 28.11.1994 de soruşturma gerekçesi ile göz altına aldı.

II. Gerçekler:

İstenmeden olan gelişme;

Romanyada ikamet eden yiyenim Kenan’dan Augus 1994 ilk haftalar telefon geldi, “Romanya‘da bulanan Mehmet Demirbilek isminde arkaşanın, Wien’e gelmiş olan bir İtalyan‘dan alacağı varmış“, İtalyan ile görüşmemi istedi. Yiyenimin ısrarlı aramaları sonucu ona güvenip ilk defa Kahve‘de italyan ile görüştüm. Bana Kartını verdi 9 Winen‘de Otel‘de kaldığını söyledi, ikinci defa görüşmek üzere ayrıldı. İkinci defa, Otel servis yolumun üzerinde idi, serviş dönüşü Otele uğradım; Resepsiyon bayana İtalyanın kartını gösterdim, Resepiyon bayan kartda bulunan ismin Otelde kalmadığını, söyledi.

Bu arada Kat Merdivenin arkasından İtalyan geldi; İtalyan’dan huylandım ordan ayrılmak için hareket etmek istedim; italyan 1 Wien‘de Restorant‘da bir şey içmek için çok ısrar etti.

Gitmek istemedim, ama ‘korktuğumu sanmasın‘ düşüncesi ile takip ettim, yolda arabamı kenara çekip içini kontrol ettim.

Restorant açık alanda idi arabamı park edince İtalyan gelip elimi tutup bırakmadı birlikte girip oturduk; hemen bir adam daha elinde çalnta ile geldi çantayı masanın altına koydu. İtalya’nın davranışına fiziken tepki vermek istedim “bir an içinde bulunduğum durumu düşündüm“ durumum vereceğim tepkiye müsait değildi;

Fırınıma (Süleymancı Hoca) Selahattin Çelebi, Kenan Gaye, Bayram Altaş, Necati ve Ali Eraslanı Oktober 1993‘de Öş 1 Milyona ortak almıştım, ÖŞ 300.000 ödenmiş 1994 sene sonuna kadar Öş 700.000 ödemeleri gerekiyordu;

ayrıca, Ankara Keçiören Mah, Kavacık Subay evler, ada 31964 parsel 5 hisseli 62 Metrekare, Ankara Keçiören Mah, Kavacık Subay evler, ada 32138 parsel 1 hisseli 102 Metrekare, Ankara Mamak Egemahallesi, ada 51476 parsel 3 hisseli 276 Metrekare, Ankara Mamak Gülveren, ada 52452 parsel 9 hisseli 413 Metrekare arsa almıştım; ilgilenmem gerekiyordu,

ayrıca, Hanım 5’inci Çocuğuma hamile doğum yakın ve fırın‘da ürettiğimiz ekmeklerin servisine‘de çıkıyordum... Hemen ordan ayrıldım, onları hiç aramadım. Bu olaydan sonra İtalyan devamlı görüşmek için beni aramış, fırında bulunan arkadaşlar şaka yapmaya başladı bir italyan devamlı arıyor ne işin var, diye.

Son olması için 2 Wien’de Pizerayda görüştüm; iki kişi gelmişlerdi ben bir şey konuşmadım, genç italyan tuvalete çıktı diğer italyan sıgara yakmak istedi, ben sıgarasını yakarken “parmağım italyanın eline değdi“ bir anda italyan yıldırım çarpmış gibi oturduğu yerden yukarı sıçradı; diğeri gelince aralarında konuştular hemen kalkıp eski italyan arabası ile hareket ettiler; bende yeni almış olduğum 280 Mersedes ile arkalarından yakın takip ettim; 2 Wien den 9 Wien’e geçilen köprü üzerinden aniden sola Ring tarafına dönünce, onları takip edemedim; bu olanları unuttum kimseye bahsetmedim.

2-3 hafta kadar sonra akşam Mehmet Demirbilek Wiene gelmiş adresi ve telefonu Kenan‘dan öğrendiği için “gelmiş olduğundan dolayı“ fırının kapısında karşılayıp Kahveye götürdüm ilgi göstermedim, oda kalkıp gitti. Daha sonra fırına gelmiş Remzi ve Sinan ile görüşmüş, benim haberim yoktu. Fırınım kamuya açık yaklaşık 10 kişi çalışıyor ve işçilerin bir kısmınında kaldığı Fırın üzerinde ayrı oda vardı.

b) Adaletin 5 de 2’si Merhamet masumiyetin aranması üzerine’dir. Merhamet vicdani duyarlılık ile Marifet ilmin kaynağı’dır. Ülkenin kurumları ile sosyal ve iktisadi yapıyı mayalandıran atama ve terfide aranan liyakat’da ‘merhamet ve marifet‘ esas alınır;

değilse

liyakatın yerini sadakat alır mesleki dayanışma ile kurumlar içerisinde parelel yapılar oluşur; halkın ümitsizliğe itilmesine zemin hazırlanır sosyal ve iktisadi yapı bozulur.

111. Gerçekler: 

(Yıl 27.01.1995 Eisenstadt Hapsane‘ye vekalet almak için görüşüme gelen Osman “Türkiye’de duymuşlar herkes bayram ediyor“ sen içerde hazırlanacakmışsın nasıl olacaksa, bizde bütün guruplardan çetrefelli/pislik adamları etrafımıza toparlıyoruz; yakında sana iki kitap gelecek ondan sonra bizde kesin tavır alacağız; dedi.)

“Viyana Devlet Ceza Mahkemesi'nin 25 Ocak 1995 tarihli kararı, “ ekenomik ihbar‘dan dolayı 5 ay açık ceza verildi,

Hakim, Bayazit şu anda soruşturma surecinde tutuklusun 5 ay açık ceza veriyoruz soruşturma surecinde yatmış olduğun günlerin bu ceazadan kesilmesi için; dedi,

arkada oturan Osman (M.Cemil Şahin) aman itiraz etme Çocukların vize problemi oluyor; dedi, tercuman Hasan Aytekin’de kafası ile doğru diye işareti, yaptı.

İhbarda bulunan nedenin doğru olması hukuken teknik olarak mümkün değil; ama Çocuklar ve Hapiste bulunmamın vermiş olduğu Hal ile Hakimin kararına

‘o anda‘ itiraz edecek durumda değildim... Masum ve mazlumun karşı ‘soy ile hissi‘ olan (nutkun tutulması nefes alamama) bu halimin yasal hukuki savunma sureci gerektireceğini Prof Doktor tesbip edip Rapor ile kayıt altına aldı; “Paraphrenes Syndrom ungeklärter Genese (ICD-9: 297.2)”;ıklanamayan durum; masum ve mazluma karşı nefes alamama nutkun tutulması (aynı zamanda saldırılara açık durum), zalim ve zulme karşı olağanüstü direnç hali.

vom 27 Jänner 1995 Osman (M.Cemil Şahin) Landesgericht Eisenstadt‘a görüşüme gelmiş; Ben’den Vekalet istedi Fırın Ortaklarım’da olan Öş 700.000.- alacağımı alması ve çıkana kadar Fırın işlerimin takip edilmesi için; beraberinde Noterde getirmiş başka çarem olmadığı için başka bir odada bekleyen Notere (tercuman olmadan) Vekalet verdim... ama Vekaleti aldıktan sonra beni suçlu olarak zan altında bırakacak Mektuplar geldi; benim Hanım ismi ile, ‘sonradan öğrendin’ gelen Mektuplar Osman’ın karısı Melek yazmış.

c) Adaletin 5’de 1‘i Yargı Heyetinin Kararı Üzerine’dir.   

açıkça kanıtlanmış kanıtlar.       

Bu nedenle   

B A Ş V U R U

a) Ceza yargılamasının yeniden başlatılması için başvurumu kabul edilmesi ve Eisenstadt Bölge Mahkemesi'nin 22 Eylül 1995 tarihli 7 Hv 6/95, Vr 1120/94 tarihli kararını yukarıda gerekçelendirildiği gibi kaldırılmasını talep ediyorum.

b) ihtiyacım var ise adli yardım avukatı 

Saygılarımla

Haci Bayazit  

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.4

Seyyid Nasrallah’tan Kusayr Operasyonu öncesinde Hizbullah savaşçılarına sivilleri koruma emri

“Hizbullah’ın özelliği, (düşmanda yarattığı) korkusunun önden gitmesidir. Dini sınırlara dikkat etmek başarının temelidir. Saldırı esnasında bir sivile rastlarsak onları korumak zorundayız. Biz silahlı gruplarla savaşıyoruz. Dolayısıyla kadınları, çocukları ve yaşlı insanları öldürmek, onları yaralamak ve onlara vurmak dinen caiz değildir." Lübnanlı el-

Menar TV'de Cuma gecesi yayımlanan bir belgeselde, 2013'te Humus'un 35 km güneyindeki Suriye şehri el-Kusayr'da gerçekleştirilen anti-terör harekâtı öncesinde Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'ın savaşçılarına verdiği ahlaki öğütler gösterildi. Seyyid Nasrallah, operasyon öncesinde görüştüğü Hizbullah savaşçılarına şunları söyledi: “Hizbullah'ın özelliği, (düşmanda yaptığı) korkusunun önden gitmesidir… Allah rızası için savaştığımızı kardeşlerimize hatırlatmayı unutmamanızı umuyorum.

-Dini sınırlara dikkat etmek başarının temelidir. Saldırı esnasında bir sivile rastlarsak onları korumak zorundayız.

Biz silahlı gruplarla savaşıyoruz. Dolayısıyla kadınları, çocukları ve yaşlı insanları öldürmek, onları yaralamak ve onlara vurmak dinen caiz değildir. Militanları ortadan kaldırma iznimiz var ama bölge halkının mallarına el koyamayız.”Medya Şafak 05.10.2020

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.5

ABD Artık Bir Süper Güç Değil

İran Devrim Muhafızları Ordusu Koordinatörü Tuğgeneral Muhammed Rıza Nakdi, konuk olduğu TV programında, Amerikan gücünün düşüşüyle ​​ilgili değerlendirmede bulunarak, "Eskiden her zaman tehdit savuran ABD bugün iradesini başkasına dayatamaz bir hale geldi. ABD artık bir süper güç değil. Onlar Kuzey Kore ve Suriye'ye saldırı için tarih belirledi, ancak bunu yapamadı." dedi.

Tuğgeneral Nakdi, sözlerine şöyle devam etti "Amerika, 41 yıldır İran İslam Cumhuriyeti’ni istemiyor ama henüz ayaktayız. Hizbullah da öyle. 20 yıldır Hamas'ı yok etmek istiyor.9 yıldır Beşar Esad'ın gitmesini istiyor. 5 yıldır Haşdi Şabi’yi ortadan kaldırmak istiyor. Amerika bırakın İran gibi bir süper gücü, daha küçük güçlerle bile savaşamaz."

Muhabirin, “Siyonist Rejim bakanının İran ile işbirliğini onaylıyor musunuz?” sorusuna Tuğgeneral Nakdi, "Evet, Siyonist Rejim'de İran'la işbirliği yapmaya hevesli olanların sayısı çok fazla. Dışarıda durduğumuzu ve sadece Siyonist Rejim dediğimizi sanmayın. Orada Ruslar, Afrikalılar, İranlılar ve Iraklılar gibi farklı ülkelerden gelen topluluklar var. Onlara işgal altındaki topraklarda güvende olmadıkları söyleniyor. Kesinlikle bazıları ülkelerine dönecek ve tersine göç başlayacaktır." yanıtını verdi.

Kudüs Gücü'nün Suriye ve Irak'taki terörle mücadelesini takdir eden Tuğgeneral Nakdi, "Direniş ekseni çağrı yaparsa İslam ülkelerinde çok sayıda gönüllü olduğu için 100 milyonluk bir ordu kurulabilir." diye konuştu.Mehr/Rasthaber 09.10.2020

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.6        

"20 milyon kişilik Besic Ordusunun 12 milyon kadın savaşçısı var"

Kadınlardan oluşan bir Besic ordumuz var, sayılarının bugün 12 milyon olduğunu düşünüyorum. On binlerce üsleri, mıntıkaları ve merkezleri var. Tüm komutanları da kadın…. İmam Humeyni 20 milyonluk İranlı Besic Ordusuna ilave olarak tüm İslam dünyasının gönüllülerinden oluşacak 100 milyon kişilik bir ordu kurulması gerektiğini söylemişti.  

Devrim Muhafızları Koordinasyon Birimi Başkan Yardımcısı General Muhammed Rıza Nakdi, İran resmi televizyonunun 3. Kanalı'nda kendisiyle yapılan bir röportajda önemli açıklamalarda bulundu (08.10. 2020):  

“Kadınlardan oluşan bir Besic ordumuz var, sayılarının bugün 12 milyon olduğunu düşünüyorum. On binlerce üsleri, mıntıkaları ve merkezleri var. Tüm komutanları da kadın…. Askeri eğitim aldılar, silah kullanmayı, askerleri komuta etmeyi öğrendiler. Besic kadınlarından oluşan tugaylarımız var… Kevser Tugayları.”

“Bir süper güçle normal bir güç arasındaki fark nedir?  Strateji jargonunda güçlerden ve süper güçlerden bahsedilir. Süper güç iradesini istediği zaman dayatan ve aldığı tüm kararları uygulayan güçtür. Amerika artık bir süper güç değildir. Amerika 41 yıldır İslam Cumhuriyeti'ni yok etmek istiyor, bunu başaramadı. Hizbullah'ı ortadan kaldırmak istedi fakat hareket fakat varlığını sürdürüyor. Hizbullah'ı silahsızlandırmak istedi fakat bu da gerçekleşmedi. 20 yıldır Hamas yok edilsin diyor ama örgütün mevcudiyeti devam ediyor. Dokuz yıldır Beşar Esad gitsin diyor ama o hâlâ yerinde duruyor. Beş yıldır aynı şekilde Haşdi Şabi silahsızlansın diyor ama bu ordu faaliyetlerini aynen sürdürüyor…”

“Amerika, bir savaşa girmesi durumunda dünyanın neresinde saldırıya uğrayacağını, hangi boğazdaki hangi gemisinin batırılacağını, hangi kıtadaki askeri üssüne füzelerin yağacağını ve Beyaz Saray'a ne olacağını hesaplayamıyor.”

“Biz gerekli tatbikatları yaptık ve ilk dakikalarda nereye saldıracağımızı ve nereyi ele geçireceğimizi biliyoruz. Her şeyin öngörüsünü yaptık. Çok güzel operasyonlardan söz ediyoruz. Fakat Mekke'nin fethinde ya da İmam Humeyni'nin 1979'da Tahran'a girmesinde olduğu gibi bunların Allah'ın izniyle savaşsız ve kan dökmeden gerçekleşmesini umuyoruz… Bunlara benzer düzenlemeler yaptık ve Kudüs'e girecek ve o büyük zaferi elde edeceğiz. Bu kesindir. Bunda hiç şüphemiz olmamalı.

Milli güvenliğimize karşı resmi bir eylemde bulunma kararı almaları durumunda mutlaka bir cevap olacak. Rehberimiz cevabı çoktan belirledi: Tel Aviv ve Hayfa küle dönecek. Bu bizim en küçük cevabımız olacaktır.

Batı Şeria'da halihazırda neler olduğunun anlaşılacağı gün de gelecek.

Bilirsiniz, araba aynalarında ‘Arabalar aynada göründüğünden daha yakındır' diye yazar. Biz Siyonistlere size gözükenden daha yakınız. Tam enselerindeyiz. Kararlaştırılan gün geldiğinde kendi taraflarındaki her şeyin birden nasıl çökeceğini göreceksiniz. Bölgedeki Amerikalılar ve Siyonistler İslam mücahitleri tarafından kuşatılmıştır. Çıkardıkları gürültü korkularından kaynaklanıyor.”

General Nakdi, “Bunların hepsi Kudüs Gücünü'nün İranlı üyeleri mi olacak?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Hayır, bugün resmi bir silaha çağrı olması durumunda tüm İslam ülkelerinde Kudüs Gücü'ne katılacak gönüllüler mevcuttur. İmam Humeyni 20 milyonluk İranlı Besic Ordusuna ilave olarak tüm İslam dünyasının gönüllülerinden oluşacak 100 milyon kişilik bir ordu kurulması gerektiğini söylemişti. Bu ordu yavaş yavaş vücut buldu ve Allah'a şükür neredeyse hazır halde. Her halükarda iyi durumdayız.”

General Nakdi, “Savaş çıkması durumunda askeri müttefiklerimiz (ülkeler) var mı?” sorusuna da şöyle yanıtladı:

“Az önce bahsettim, bu insanlar bir ülkenin ordusundan daha tehlikeliler. Belli bir havaalanında, limanda ya da malum bir boğazda bulunan ve özel bir silahı olan kişi… Her yere dağılmış ve düşman tarafından teşhis edilemeyen kişiler müttefik bir ülke ordusundan çok daha tehlikelidir. Düşman, birşey yapmaya cesaret etmesi durumunda nereden darbe yiyeceğini bilemeyecek ve her yerden darbe alacak.” Medya Şafak 07.11.2020

35.İslam dairesi içerisinde! Maneviyat, tasavvuf, tarikat ve İnsan.7

 

mücadelemiz aşama link 8 de devam ediyor